<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[ForumsalTR.com - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://forumsaltr.com/</link>
		<description><![CDATA[ForumsalTR.com - http://forumsaltr.com]]></description>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 11:50:44 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Serdar Ortaç - Şeytan]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1122</link>
			<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 20:25:06 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1122</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
[/align]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
[/align]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[arap bacı tatlısı]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1121</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 22:07:44 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1121</guid>
			<description><![CDATA[Malzemeler<br />
2 bardak hazır krema<br />
5 çorba kaşığı kakao<br />
5 çorba kaşığı toz krem şanti<br />
5 jelatin<br />
<br />
<br />
<br />
100 gr çikolata<br />
2 su bardağı toz şeker<br />
5 adet yumurta<br />
100 gr damla çikolata<br />
<br />
<br />
Yemeğin Tarifi<br />
Sıvı ve toz şantileri kakao ve bir bardak sıcak suda eritilmiş çikolata ve jelatinle eritin. Şekeri ile yumurta aklarını çırpıp kar haline getirdikten sonra ilave edin.<br />
Damla çikolata karıştırıp kalıba däkun. Donduktan sonra servise hazırdır. Kakao, çikolata ve fırınlanmış elma dilimi ile süsleyerek servise sunun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Malzemeler<br />
2 bardak hazır krema<br />
5 çorba kaşığı kakao<br />
5 çorba kaşığı toz krem şanti<br />
5 jelatin<br />
<br />
<br />
<br />
100 gr çikolata<br />
2 su bardağı toz şeker<br />
5 adet yumurta<br />
100 gr damla çikolata<br />
<br />
<br />
Yemeğin Tarifi<br />
Sıvı ve toz şantileri kakao ve bir bardak sıcak suda eritilmiş çikolata ve jelatinle eritin. Şekeri ile yumurta aklarını çırpıp kar haline getirdikten sonra ilave edin.<br />
Damla çikolata karıştırıp kalıba däkun. Donduktan sonra servise hazırdır. Kakao, çikolata ve fırınlanmış elma dilimi ile süsleyerek servise sunun.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kebaplı Kabak Dolması (6 Kişilik)]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1120</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 22:06:58 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1120</guid>
			<description><![CDATA[Malzemeler<br />
6-8 adet kabak<br />
500 gr kuşbaşı et<br />
1 yemek kaşığı margarin<br />
3-4 adet taze soğan<br />
2 adet domates<br />
Yarım demet maydanoz<br />
1 adet yumurta sarısı<br />
Yeteri kadar tuz, karabiber, kekik<br />
<br />
<br />
<br />
Yemeğin Tarifi<br />
Kabaklan temizleyip içlerini çıkartın ve yıkayın. Et, ince doğranmış taze soğan, yaprak yaprak ayıklanmış maydanoz, tuz, karabiber, kekik ve yumurta sansını kanştınp iyice yoğurun. Kabaklann içlerini hazırladığınız malzeme ile doldurun.<br />
Bir tencereye margarini koyun. İçine ince doğranmış kuru soğanı ilave edip soğan pembeleşene kadar kavurun. Ufak doğranmış domatesleri de soğanın içine ilave edip soğanla beraber biraz çevirin.<br />
İçlerini doldurduğunuz kabaklan tencereye yerleştirin. Bir miktar su ilave ederek orta ateşte pişirin. Sıcak olarak servise sunun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Malzemeler<br />
6-8 adet kabak<br />
500 gr kuşbaşı et<br />
1 yemek kaşığı margarin<br />
3-4 adet taze soğan<br />
2 adet domates<br />
Yarım demet maydanoz<br />
1 adet yumurta sarısı<br />
Yeteri kadar tuz, karabiber, kekik<br />
<br />
<br />
<br />
Yemeğin Tarifi<br />
Kabaklan temizleyip içlerini çıkartın ve yıkayın. Et, ince doğranmış taze soğan, yaprak yaprak ayıklanmış maydanoz, tuz, karabiber, kekik ve yumurta sansını kanştınp iyice yoğurun. Kabaklann içlerini hazırladığınız malzeme ile doldurun.<br />
Bir tencereye margarini koyun. İçine ince doğranmış kuru soğanı ilave edip soğan pembeleşene kadar kavurun. Ufak doğranmış domatesleri de soğanın içine ilave edip soğanla beraber biraz çevirin.<br />
İçlerini doldurduğunuz kabaklan tencereye yerleştirin. Bir miktar su ilave ederek orta ateşte pişirin. Sıcak olarak servise sunun.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tarif Ölçüleri]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1119</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 21:59:57 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1119</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sağlik önerileri]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1118</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 21:59:30 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1118</guid>
			<description><![CDATA[ET Ürünlerine Dikkat<br />
Etlerin gereğinden fazla pişirilmesi önemli besin değerlerinin kaybına sebep olur. Etin pişirilmesi sırasında nemini kaybetmemiş olması gerekir. Bunun için etin fırında pişmesine yakın üzerine ısıtılmış yağlı kağıt yada alüminyum folyo ile kapatırsanız nem oranını kontrol edebilirsiniz.<br />
<br />
Eğer eti mangalda pişirecekseniz odun kömürü iyice yanmalı ve köz haline gelmeli. Daha sonra kömürün üzerine ince tabaka halinde kül örtünüz. Izgara demirini iyice yağlayınız.<br />
Etleri kömürün harereti biraz geçtikten sonra ızgaraya koyunuz. Sık sık çevirerek etin suyunun içinde kalmasını sağlayınız.<br />
<br />
Etleri dondururken mutlaka ufak miktar halinde ve kesinlikle hava almayacak şekilde sarıp dondurunuz. Donmuş bir eti çözüp tekrar dondurmayınız. Eğer dondurucunuz kuvvetli değil ise dondurma yöntemine başvurmayınız. Çünkü etin yavaş donması, etin çözülme esnasında besin değerlerinin kaybolmasına sebebiyet verir. Kırmızı etlerin derin dondurucudaki ömrü daha uzundur. Fakat balık ve tavuk etlerinin ömrü daha kısadır. Dondurulmuş ürünü varsa mikrodalga fırında, yok ise ocak veya normal fırında çözünüz ve kısa zamanda pişiriniz.<br />
<br />
Et satın alınırken etin kararmamış, dokusunun gevşememiş olmasına dikkat edin. Yağı sararmış olan et hayvanın yaşlı olduğunu gösterir ve daha uzun pişme süresi ister. En önemlisi damgalı, ambalajlı ve güvenilir satıcıdan aldığınıza emin olun.<br />
<br />
Balık alırken; parmakla bastığınızda iz kalmıyor, kaslar hemen düzeliyorsa, gözleri parlak ve lekesiz, solungaç kısımları kırmızı ise, balık tazedir. Bayat balık ayrıca, kokusuyla kendini ele verir.<br />
Tavuğun kalitesi gögüs etini dolgun ve sıkı olmasından anlaşılır. Tavuk tazeyse göğüs kemiğinin ucu esnek olur. Tavuğun derisinde oluşan mavi lekeler bozulma işaretidir.<br />
<br />
Yiyeceklerdeki Protein ve Vitamin<br />
Protein bakımından en zengin besinlerden biri yumurtadır. Yumurta ayrıca iyi bir demir kaynağıdır. Yumurtanın taze olup olmadığını anlamak için, su dolu bir kabın içine koyun. Eğer dipte kalıyorsa tazedir.<br />
Yumurta haşladınız; sarsının yüzeyi gri-yeşil bir renk aldı. Bu durum, yumurtanın demirinin kullanılmaz hale geldiğini gösterir. Bunu yumurtanın haşlama süresini kısaltarak önleyebilirsiniz.<br />
Yumurtanın çayla birlikte tüketilmesi de demirin vücutta kullanılmasını engeller. Yumurtanın demirinden tam olarak faydalanmak istiyorsanız, C vitamini bakımından zengin gıdalarla birlikte tüketin. (portakal suyu gibi)<br />
<br />
Kurubaklagillerin protein değeri yüksektir. Eti az yediğiniz dönemlerde, kurubaklagilleri tahıllarla tüketmeniz, vücudunuzun protein ihtiyacının karşılanmasına büyük katkı sağlar. Kurubaklagiller kolay pişmeleri için önceden haşlanır ve haşlama suyu dökülür. Bu işlem kurubaklagillerdeki B vitaminlerinin suyla beraber atılması demektir. Oysa bakliyatın bir gece önceden ıslatılması da pişirme süresini kısaltır ve haşlama gibi vitamin kaybına neden olmaz<br />
<br />
Mutfağınızda su ürünlerinden sık sık yararlanmanız, daha sağlıklı beslenmenizi sağlar. Çünkü su ürünleri, protein A,K ve B vitaminleriyle, iyot, fosfor, çinko gibi mineraller açısından oldukça zengindir.<br />
<br />
Süt Ürünlerinin sırları<br />
Temel gıdalarımızdan biri de süttür. Süt; kalsiyum, fosfor, demir gibi mineraller,<br />
protein ve B2 vitamini açısından zengin bir gıdadır. Ancak süt, uzun süre güneş ışığına<br />
maruz kalırsa, içindeki B2 vitamini kullanılmaz hale gelir. İşte bu yüzden süt satın<br />
alırken, serin ve ışık almayan bir yerde muhafaza edilip edilmediğine dikkat edilmelidir.<br />
<br />
Süt, mikroorganizmaların üremesi açısından elverişli bir ortamdır. Bu nedenle,<br />
pastörize edilmeden satılan sütlerin kaynatılması gerekir. Ancak kaynama süresi 5<br />
dakikayı geçmemelidir, aksi halde protein kaybı olur.<br />
Yoğurdun suyu birkaç gün içinde kendiliğinden ayrılır. Başta B2 olmak üzere içindeki<br />
vitaminler suyuna geçtiğinden, yerken yoğurdu mutlaka suyuyla karıştırmalısınız.<br />
<br />
Sebzeleri Tüketirken<br />
Salatanın limonunu yemeden hemen önce koymak gerekir. Çünkü bekletildiği taktirde,<br />
limonun içindeki asitler, sebzelerin içindeki vitaminleri kullanılmaz hale getirir.<br />
Sebzelerin besin değeri, pişirme süresine göre az veya çok kayba uğrar. Kaybı en aza indirmek için sebzeleri olabildiğince az suda ve kısa süreli pişirin. Tuzu en sonunda<br />
ilave ediniz. Suyunu çorba için kullanabilirsiniz.<br />
<br />
Sağlıklı bir beslenmede günlük enerji ihtiyacının %30'unun yağlardan karşılanması gerekir. Bu oranın da kendi içinde %10 doymuş, %10 tekli doymuş, %10 çoklu doymuş yağlar şeklinde bir dağılıma sahip olması önerilmektedir.<br />
<br />
Kurutulmuş meyveler, demir bakımından zengindir. Kansızlıga karşı kurutulmuş meyvelerden yararlanabilirsiniz.<br />
<br />
Patatesin ışık almayan bir ortamda saklanması, daha uzun süre dayanmasını sağlar. Patates alırken zedelenmemiş olmasına dikkat edin. Üzerinde yeşillik ve morluk bulunan patatesler toksin içerdiğinden alınmamalıdır.<br />
<br />
A,E ve D vitaminleri, yağda eriyen yani yağla birlikte alınmadığında vücuda yararlı olabilen vitaminlerdir. Bu nedenle rejim yapıyor olsanız bile, bu vitaminleri içeren besinleri yağlı tüketmelisiniz. Yani salatanın üzerine bir tatlı kaşığı kadar yağ mutlaka koymalısınız.<br />
<br />
Sebzelerin hazırlama süresinde vitamin ve mineral kaybına uğramamaları için, kesildikten sonra, zaman kaybedilmeden pişirilmesi gerekir. Bunun için önceden hazırlayıp bekletmekten kaçının.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ET Ürünlerine Dikkat<br />
Etlerin gereğinden fazla pişirilmesi önemli besin değerlerinin kaybına sebep olur. Etin pişirilmesi sırasında nemini kaybetmemiş olması gerekir. Bunun için etin fırında pişmesine yakın üzerine ısıtılmış yağlı kağıt yada alüminyum folyo ile kapatırsanız nem oranını kontrol edebilirsiniz.<br />
<br />
Eğer eti mangalda pişirecekseniz odun kömürü iyice yanmalı ve köz haline gelmeli. Daha sonra kömürün üzerine ince tabaka halinde kül örtünüz. Izgara demirini iyice yağlayınız.<br />
Etleri kömürün harereti biraz geçtikten sonra ızgaraya koyunuz. Sık sık çevirerek etin suyunun içinde kalmasını sağlayınız.<br />
<br />
Etleri dondururken mutlaka ufak miktar halinde ve kesinlikle hava almayacak şekilde sarıp dondurunuz. Donmuş bir eti çözüp tekrar dondurmayınız. Eğer dondurucunuz kuvvetli değil ise dondurma yöntemine başvurmayınız. Çünkü etin yavaş donması, etin çözülme esnasında besin değerlerinin kaybolmasına sebebiyet verir. Kırmızı etlerin derin dondurucudaki ömrü daha uzundur. Fakat balık ve tavuk etlerinin ömrü daha kısadır. Dondurulmuş ürünü varsa mikrodalga fırında, yok ise ocak veya normal fırında çözünüz ve kısa zamanda pişiriniz.<br />
<br />
Et satın alınırken etin kararmamış, dokusunun gevşememiş olmasına dikkat edin. Yağı sararmış olan et hayvanın yaşlı olduğunu gösterir ve daha uzun pişme süresi ister. En önemlisi damgalı, ambalajlı ve güvenilir satıcıdan aldığınıza emin olun.<br />
<br />
Balık alırken; parmakla bastığınızda iz kalmıyor, kaslar hemen düzeliyorsa, gözleri parlak ve lekesiz, solungaç kısımları kırmızı ise, balık tazedir. Bayat balık ayrıca, kokusuyla kendini ele verir.<br />
Tavuğun kalitesi gögüs etini dolgun ve sıkı olmasından anlaşılır. Tavuk tazeyse göğüs kemiğinin ucu esnek olur. Tavuğun derisinde oluşan mavi lekeler bozulma işaretidir.<br />
<br />
Yiyeceklerdeki Protein ve Vitamin<br />
Protein bakımından en zengin besinlerden biri yumurtadır. Yumurta ayrıca iyi bir demir kaynağıdır. Yumurtanın taze olup olmadığını anlamak için, su dolu bir kabın içine koyun. Eğer dipte kalıyorsa tazedir.<br />
Yumurta haşladınız; sarsının yüzeyi gri-yeşil bir renk aldı. Bu durum, yumurtanın demirinin kullanılmaz hale geldiğini gösterir. Bunu yumurtanın haşlama süresini kısaltarak önleyebilirsiniz.<br />
Yumurtanın çayla birlikte tüketilmesi de demirin vücutta kullanılmasını engeller. Yumurtanın demirinden tam olarak faydalanmak istiyorsanız, C vitamini bakımından zengin gıdalarla birlikte tüketin. (portakal suyu gibi)<br />
<br />
Kurubaklagillerin protein değeri yüksektir. Eti az yediğiniz dönemlerde, kurubaklagilleri tahıllarla tüketmeniz, vücudunuzun protein ihtiyacının karşılanmasına büyük katkı sağlar. Kurubaklagiller kolay pişmeleri için önceden haşlanır ve haşlama suyu dökülür. Bu işlem kurubaklagillerdeki B vitaminlerinin suyla beraber atılması demektir. Oysa bakliyatın bir gece önceden ıslatılması da pişirme süresini kısaltır ve haşlama gibi vitamin kaybına neden olmaz<br />
<br />
Mutfağınızda su ürünlerinden sık sık yararlanmanız, daha sağlıklı beslenmenizi sağlar. Çünkü su ürünleri, protein A,K ve B vitaminleriyle, iyot, fosfor, çinko gibi mineraller açısından oldukça zengindir.<br />
<br />
Süt Ürünlerinin sırları<br />
Temel gıdalarımızdan biri de süttür. Süt; kalsiyum, fosfor, demir gibi mineraller,<br />
protein ve B2 vitamini açısından zengin bir gıdadır. Ancak süt, uzun süre güneş ışığına<br />
maruz kalırsa, içindeki B2 vitamini kullanılmaz hale gelir. İşte bu yüzden süt satın<br />
alırken, serin ve ışık almayan bir yerde muhafaza edilip edilmediğine dikkat edilmelidir.<br />
<br />
Süt, mikroorganizmaların üremesi açısından elverişli bir ortamdır. Bu nedenle,<br />
pastörize edilmeden satılan sütlerin kaynatılması gerekir. Ancak kaynama süresi 5<br />
dakikayı geçmemelidir, aksi halde protein kaybı olur.<br />
Yoğurdun suyu birkaç gün içinde kendiliğinden ayrılır. Başta B2 olmak üzere içindeki<br />
vitaminler suyuna geçtiğinden, yerken yoğurdu mutlaka suyuyla karıştırmalısınız.<br />
<br />
Sebzeleri Tüketirken<br />
Salatanın limonunu yemeden hemen önce koymak gerekir. Çünkü bekletildiği taktirde,<br />
limonun içindeki asitler, sebzelerin içindeki vitaminleri kullanılmaz hale getirir.<br />
Sebzelerin besin değeri, pişirme süresine göre az veya çok kayba uğrar. Kaybı en aza indirmek için sebzeleri olabildiğince az suda ve kısa süreli pişirin. Tuzu en sonunda<br />
ilave ediniz. Suyunu çorba için kullanabilirsiniz.<br />
<br />
Sağlıklı bir beslenmede günlük enerji ihtiyacının %30'unun yağlardan karşılanması gerekir. Bu oranın da kendi içinde %10 doymuş, %10 tekli doymuş, %10 çoklu doymuş yağlar şeklinde bir dağılıma sahip olması önerilmektedir.<br />
<br />
Kurutulmuş meyveler, demir bakımından zengindir. Kansızlıga karşı kurutulmuş meyvelerden yararlanabilirsiniz.<br />
<br />
Patatesin ışık almayan bir ortamda saklanması, daha uzun süre dayanmasını sağlar. Patates alırken zedelenmemiş olmasına dikkat edin. Üzerinde yeşillik ve morluk bulunan patatesler toksin içerdiğinden alınmamalıdır.<br />
<br />
A,E ve D vitaminleri, yağda eriyen yani yağla birlikte alınmadığında vücuda yararlı olabilen vitaminlerdir. Bu nedenle rejim yapıyor olsanız bile, bu vitaminleri içeren besinleri yağlı tüketmelisiniz. Yani salatanın üzerine bir tatlı kaşığı kadar yağ mutlaka koymalısınız.<br />
<br />
Sebzelerin hazırlama süresinde vitamin ve mineral kaybına uğramamaları için, kesildikten sonra, zaman kaybedilmeden pişirilmesi gerekir. Bunun için önceden hazırlayıp bekletmekten kaçının.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[adaçayı ve dahası...]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1117</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 21:59:11 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1117</guid>
			<description><![CDATA[Adaçayı<br />
Ballıbabagillerden kokulu bir bitkidir. Bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de çokça yetişir. Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının kurusu çay gibi haşlanarak içildiği gibi, et yemeklerine koku ve lezzet vermek için de kullanılır. Özellikle karaciğer, ördek, kaz, tavuk ve av hayvanlannın kızartmalannda çok hoş bir koku ve tat verdiği için kullanılir. Avrupa ülkelerinin mutfaklannda kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandınlmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde çok kullanılır.<br />
<br />
<br />
Anason<br />
Maydanozgillerden bir yıllık bir bitkinin tohumudur. Yurdumuzda ekimi çok yapılan anasonun anayurdu Mısır'dır. Anasonun tohumlan çok küçük, yeşilimsi, tatlı ve bahaflı olur. Ülkemizde hamur işlerinde, rakıcılıkta, gevreklerde, çöreklerde kullanılır. Avrupa'da anasonlu likör ve meşrubat da yapılmaktadır. Çin'de ve Vietnam'da yetişen " yıldızanasonu " ise manolyagillerden yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Tadı ve kokusu anasona benzediğinden bu ad verilmiştir.<br />
<br />
<br />
Ardıç<br />
Kozalaklılardan, yaz, kış yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu, siyahımsı kahverengi, yuvarlak yemişleri bulunan bir ağaççıktır. Yemişlerinden hekimlikte kullamlan bir cins esans da çıkarılmaktadır. Genellikle av ve kümes hayvanlan etlerinin pişirilmesinde, dinlendirilen etlerde kullanılmaktadır. Ardıç başta cin olmak üzere çeşitli alkollü içkilere koku ve tat vermek için kullanılır. Ülkemizde de " tükenmez " adıyla anılan ve çeşitli meyvelerden yapılan içeceğin de mayalanması ve hoş bir koku kazanması için ardıç konur.<br />
<br />
<br />
Benmari<br />
İçi sıcak su dolu başka bir kabın içine oturtarak pişirmek<br />
<br />
<br />
Biber<br />
Patlıcangillerden, ülkemizde bol yetişen, aynı adla anılıp tazeyken yeşil ve çoğu zaman acı meyveleri olan bir bitkidir. Ülkemizde başlıca şu cinsleri yetişir:<br />
Sivri biber, sulak yerde yetişirse tatlı olursa da, genellikle acıdır. Tazeyken yeşildir. Fazla olgunlaşırsa veya güneşte kurutulursa kızarır.<br />
Çarleston biber, sivri biberden daha kalın, daha etlidir genellikle tatlıdır.<br />
Domates biberi, domatese benzer, yayvan yapılıdır. Rengi kırmızıdır, ama acı değildir.<br />
Dolmalık biber, yeşil ve sarı cinsleri vardır. Dolmalık biber de fazla olgunlaşınca veya güneşte kurutulunca kızarır.<br />
Paprika, ülkemizde kırmızıbiber, Avrupa'da Paprika diye amlan bu cins biber tazeyken bile kırmızıdır ve genellikle çok acıdır. Macarlann ünlü gulaş ve benzeri yemeklerinde kullandıklan biber budur. Bütün biberler kurutulup kırmızı bir renk aldıktan sonra tuz durumuna getirilir, buna " kırmızıbiber " adı verilir ve " çok acı ", " acı ", " az acı " ve " tatlı " olarak ayrı ayrı satılır. Kırmızı renkli domates biberinden " biber salçası " yapılır. Biber salçası Güney Anadolu'da çok kullanılmaktadır. Bazı bölgelerde güneşte kızarmış tatlı biberlerden de biber salçası yapılmaktadır.<br />
<br />
<br />
Biberiye<br />
Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde bol yetişen bir bitkidir. Ülkemizdeki dağlarda da yaygın olarak görülen bu bitki yaz, kış yeşildir. Daha çok sıcak bölgelerde yetişir. Soğuk yerlerdeyse, kışın üstünün örtülmesi gerekir. En iyisi evlerde bir saksı içinde yetiştirmektir. Böylece her zaman el altında bulundurmak mümkün olur. Küçük, kalınca, ensiz ve kokulu olan yaprakları av ve kümes hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde diğer et yemeklerinde ve soslarda hoş bir koku vermesi için kullanılır.<br />
<br />
<br />
Cevz-i bevva<br />
Ülkemizde bazı baharatçılar buna " küçük hindistancevizi " demektelerse de bildiğimiz hindistanceviziyle bir ilgisi yoktur. Hindistancevizi hurma cinsinden, bir tropikal bölge yemişidir. Cevz-i bevvaysa, sıcak bölgelerde yetişen ikiçeneklilerden bir ağacın fındık ve ceviz arasında bir büyüklükteki yemişidir. Rendelenerek toz haline getirilir ve genellikle tavalarda, beşamel soslarda, et, dolma ve sarmalarda kullanılır. Fazlası zararlı olduğundan, özellikle de beyni ve sinir sisteınini etkilediğinden cevz-i bevvayı yemeklerde çok az (sivri uçlu bir bıçağın ucunda duracak kadar) kullannıak gerekir.<br />
<br />
<br />
Defne<br />
Yapraklarını dökmeyen bir ağaç olan defne ağacının kurutulmuş yaprakları baharat olarak kullanılır. Akdeniz ülkelerinde çok rastlanan defne ağacı güneşli ve kuytu yerlere dikilmesi şartıyla Doğu Anadolu Bölgesi' nde de yetiştirilebilmektedir. Yapraklan çok güzel kokulu olduğundan Türk mutfağında ve diğer ülke mutfaklarında çok önemli bir yer tutmaktadır. Defne yaprakları çeşitli balık, et, kümes ve av hayvanlannın etlerinden yapılan yemeklerde, soslarda kullanıldığı gibi bazı turşulann ve konservelerin de önemli malzemesidir. Avrupa' da zeytinyağında konserve edilen mantarlarınn içine mutlaka birkaç defneyaprağı konulur.<br />
<br />
<br />
Dereotu<br />
Maydanozgillerden, iplik biçiminde yapraklan olan bir bitkidir. Güzel kokusu nedeniyle cacık, çiroz salatası gibi bazı salatalarda ve zeytinyağlı birçok yemekte, böreklerde çiğ ve pişmiş olarak kullanılır. Sindirimi kolaylaştırıcı bir bitkidir. Türkiye' de ve Akdeniz ülkelerinde çok yetişir.<br />
<br />
Fesleğen<br />
Ballıbabagillerden yapraklan çok keskin ve güzel kokulu olan yıllık bir bitkidir. Anayurdu Hindistan'dır. Akdeniz ülkelerinde ve ülkemizde süs bitkisi olarak bahçelerde, özellikle de saksılarda yetiştirilmektedir. Fesleğen Türk Mutfağı' nda pek fazla kullanılmaz. Ama Avrupa ülkelerinde domates salçasında, türlü soslarda, çorba ve salatalarda çok kullanılmaktadır. Pek çok türü bulunan bu bitkinin yapraklan yıkandıktan sonra maydanoz gibi kullanılır.<br />
<br />
<br />
Frenk Maydanozu<br />
Maydanozgillerden kırlarda kendiliğinden yetişen bir yıllık bitkidir. Boyu 40 cm' ye kadar ulaşan frenk maydanozunun anayurdu Avrupa'dır. Maydanoz gibi kokulu yapraklarından yararlanılır. Kızartmalara, soslara ve salatalara hoş bir tat verir. Kıvırcık olan yapraklarından servis tabaklannın süslenmesinde de yararlanılır.<br />
<br />
<br />
Hardal<br />
Turpgillerden bir bitkidir. Bu bitkinin sert ve yakıcı bir madde taşıyan tohumu un durumuna getirilir ve sirkeyle karıştırılarak macun kıvamında bir karışım yapılır. Bu karışım özellikle ızgara etlerin yanında ve bazı soslarda kullanılır. Hardal toz halinde bazı yemeklerde de kullanılır.<br />
<br />
<br />
Kakule<br />
Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen kokulu bir bitkidir. Kakulenin baharat olarak kullanılan tohumları mercimekten küçük ve beyazımsı bir renktedir. İştah açıcı, mide bozukluklarını giderici ve gaz söktürücü özelliği vardır. Bu nedenle hem baharat, hem de ilaç olarak kullanılır. ABD'de güzel koku vermesi için çikletlere de kakule katılmaktadır.<br />
<br />
<br />
Karabiber<br />
Karabibergillerden, zeytinsi meyvelerinin taneleri yuvarlak, yapraklan yürek biçiminde tırmanıcı bir tropikal bölge bitkisidir. En çok Güney Asya'da ve Endonezya'da yetişir. Kuru ve siyah tanelerinin baharlı ve acı bir tadı vardır. Hemen hemen her türlü yemeğe bütün olarak veya dövülmüş toz durumunda koymak mümkündür. Ancak mideye zararı olduğundan, midesi rahatsız olanlar karabiber kullanmaktan kaçınmalıdırlar.<br />
Karabiber tane veya toz halinde satılır. Tane karabiber alıp, kullanılacağı zaman çekip toz haline getirmek ve taze taze kullanmak daha doğrudur. Böylece karabiberin keskinliği kaybolmaz. Ülkemizde pek bilinmemesine karşın Avrupa'da karabiberin beyazı, yani " beyaz biber " de çok kullannılır. Karabiber, bu tırmanıcı bitkinin iyice olgunlaşmamış meyvelerinin, güneşte veya çok hafif bir ateşte kurutulmasıyla elde edilir.<br />
Beyaz biber ise, aynı bitkinin iyice olgunlaşmış meyveleridir. Bu taneler bir süre deniz suyunda veya kireçli suda bekletilir. Sonra kabuklan soyulup içi kurutulur. Beyaz biber, karabiberden daha keskin kokuludur.<br />
<br />
<br />
Karanfil<br />
Yaz, kış yeşil bir bitki olan karanfil mersingillerdendir. Hindistan, Filipinler ve Afrika'da yetişir. Bu bitkinin koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuklan kurutulur ve öğütülerek toz haline getirildikten sonra veya dövülmeden tane olarak kullanılır. Genellikle kompostolarda, bazı tatlılarda, şerbetlerde, keklerde, dondurmalarda, bazı sos ve yemeklerde kullanılır. 2-3 tane dövülmemiş karanfil 3-4 litre et suyuna hoş bir koku vermeye yeter. Karanfilin pastacılık ve şekerlemecilikte de önemli bir yeri vardır. Bazı Anadolu köylerinde, çaya da bir karanfil tanesi atarak bambaşka bir tat ve koku verilir. Karanfil bitkisinin tohumlarından ilaç yapımında kullanılan karanfilağı da çıkarılır. ı<br />
<br />
<br />
Kekik<br />
Ballıbabagillerden, yaprakları küçük ve karşılıklı, çiçekleri beyaz, pembe veya kırmızı ve başak durumunda olan kokulu bir bitkidir. Genellikle sıcak, kuru ve taşlık topraklan sever, ülkemizde çok yetiştirilir. Etlerin, ızgaralann, sebzelerin, haşlanmış balıklann ve salçaların kokulandınlmasında kullanılır. Ülkemizin bazı bölgelerinde, özellikle çorbalarda nane gibi kekik de bol bol kullanılır.<br />
<br />
<br />
<br />
Kereviz<br />
Maydanozgillerden, kökleri ve yapraklan sebze olarak kullanılan kokulu, baharlı bir bitkidir. Yapraklı ve kök olarak iki çeşidi vardır. Kök kerevizinin kökleri iri olur. Yaprak kerevizinin kökleriyse, yok denecek kadar küçüktür. Hem ülkemizde hem de Avrupa'da bu bitkinin köklerinden ve yapraklarından çok yararlanılmaktadır. Genel olarak pişirilerek yenir. Bazı Avrupa ülkelerinde yapraklan çiğ olarak da kullanılmaktadır. Ülkemizde yetiştirilen kök kerevizler iki cinstir: " San kereviz " ve " Odesa kerevizi ". Bunlardan ı~ıakbul olam " Odesa kerevizi " dir.<br />
<br />
<br />
Kimyon<br />
Maydanozgillerden kokulu bir bitkidir. Anayurdu Akdeniz Bölgesi olan bu bitkinin tohumları yarım santimetre uzunluğunda ve esmer-san reııktedir. Keskin kokusu ve tadıyla çok bilinen ve kullanılan bir baharattır. Genel olarak toz halinde kullanılmaktadır. Ülkemizde köfte yaparken içine kimyon katılır. Sucuk yapımında da kimyonun önemli bir yeri vardır. İtalyanlar aperitifler ve ikram ettikleri bazı tuzlu bisküvilerin hamuruna kimyon katarlar. Hollandalılar ise kendilerine has bir peyniri kimyonla kokulandınrlar. İçine kimyon katılarak yapılan Alsace sosisi de tıpkı Türk sucuğu gibi ünlüdür. Almanya'nın bazı bölgelerinde yapılan kimyonlu ekmekler de bütün dünyada bilinmektedir. Avrupa'da çok beğenilen Kümmel likörü de kimyonludur. Kimyon tek başına kullanıldığı gibi baharat kanşımlarının (mesela köri) içine de girer.<br />
<br />
<br />
Kişniş<br />
Maydanozgillerden, yaprakları maydanozu andıran ve kurutulmuş meyvesi baharat olarak kullanılan bir bitkidir. Minik, sarımsı kahverengi meyvelerinin kokusu tazeyken pek hoş değildir. Ama kurutulunca bu kokunun yerini insana ferahlık veren hoş bir koku alır. Kişniş genellikle şuruplarda, likörlerde, şekerlemelerde kullanılmaktadır. Bu tohumlann şekere bulanmasıyla yapılan " kişniş şekeri " ülkemizde olduğu gibi başka ülkelerde de çok ünlüdür. Kişniş şekeri pastacılıkta çok kullanılmaktadır. Türk mutfağında kişniş bazı yemeklerde de kullanılır. Bitkinin körpe yaprak ve filizleri de çorba ve salatalara doğranarak yenir.<br />
<br />
<br />
Lassi<br />
Yoğurt, su, şeker ile yapılan ayran benzeri bir içecektir.<br />
<br />
<br />
Maydanoz<br />
Küçük, ince dilimli ve güzel kokulu yaprakları olan bir bitkidir. Maydanozun iki çeşidi vardır. Biri " yaprak maydanoz ", diğeri " kök maydanoz " dur. Ülkemizde her iki çeşidi de yetiştirilir. Türk mutfağında olduğu gibi diğer ülkelerin mutfaklannda da maydanoz pek çok yemekte sıkça kullanılmaktadır. Tava yemeklerinde servis tabaklannın süslenmesinde de maydanozdan faydalanlır.<br />
Maydanozlann saplan da kokulu ve lezzetli olduğundan, saplarını da yapraklanyla birlikte doğramak gerekir.<br />
Kök maydanozda ıtırlı bir yağ bulunduğundan bazı soslarda ve yemek sulannda bu köklerden yararlanılmaktadır.<br />
<br />
<br />
Mercanköşk<br />
Ballıbabagillerden, yapraklan küçük ve ıtırlı bir saksı bitkisi olan mercanköşk bazı bölgelerde " merzengGş " olarak da adlandınlır. Anadolu'nun bazı bölgelerinde yabanî mercanköşke de rastlanmaktadır. Yabanî mercanköşke " farekulağı " da denilir. Ancak "farekulağı " denilen ve cuhagillerden, tohumu kuşyemi olarak kullanılan bir başka bitkiyle kanştırmamak gerekir.<br />
Mercanköşk, Türk Mutfağı'nda, olduğu kadar Avrupa ülkelerinin mutfaklarında da çok kullanılan bir bitkidir. Sindirimi kolaylaştıncı bir etkisi olduğundan, av etleri gibi sindirimi zor yemeklerde mutlaka kullanılır.<br />
<br />
<br />
Nane<br />
Ballıbabagillerden, yaprakları sapsız, çiçekleri beyaz veya menekşe renginde, ıtırlı, küçük bir bitkidir. " yabanî nane ", " Su nanesi ", yeşil nane " gibi çeşitli cinsleri vardır. Yemeklerde kullanılan nane " yeşil nane " dir. Yetiştirilmesi kolay bir bitki olan nane ülkemizde olduğu gibi bütün Akdeniz ülkelerinde çokça yetişir. Türk mutfağında nane oldukça sık kullanılmaktadır. Çorbalardan, dolmalara kadar pek çok yemekte nane kullanılır. Avrupa ülkelerindeyse nane, daha çok fınnda ve tencerede pişirilen etler için hazırlanan soslara konulmaktadır. Bununla birlikte bazı haşlanmış sebze yemeklerinin de üstüne serpilir.<br />
<br />
<br />
Rezene<br />
Yakın zamana kadar " raziyane " adıyla tanınan rezene maydanozgillerdendir. Yaprakları dereotuna benzeyen, kökü de sümbül soğanını andıran bu bitkinin yemeği ve salatası yapılır. " Denizrezenesi " adı verilen türüyse, deniz kayalıklannda yetişir. Kokulu bir bitki olan denizrezenesi de kararezenesi gibi maydanozgillerdendir.<br />
<br />
<br />
Roka<br />
Turpgillerden yapraklan turp yaprağına çok benzeyen bir bitkidir. Gerek ülkemizde, gerek Avrupa'da yaygın olarak yetiştirilmektedir. Çiğ veya salata olarak, tava ve ızgarada pişirilmiş balık yemekleriyle birlikte yenir. Bazı Avrupa ülkelerinin mutfaklannda salatalara kanıştırıldığı gibi servis tabaklannın süslenmesinde de kullamlır.<br />
<br />
<br />
Safran<br />
Süsengillerden, Akdeniz ülkeleı~inde yetişen, baharda çiçek açan küçük bir bitkidir. Bu bitkinin çiçekleri toplanır ve tepecikleri kurutularak kullanılır. Yemeklere san bir renk veren bu toz, zeytinyağında hiç erimez. Böylece kanşık veya hileli olup olmadığını kontrol etmek mümkündür. Akdeniz ve Doğu ülkelerine tSzgü pirinç ve balık yemekleı~inde kullanılan safran,bazı Balkan ülkelerinde ekmeğe katılır. Bazı yemeklere renk ve koku vermek için kullanılan safrandan zerde adı verilen tatlı yapılır.<br />
<br />
<br />
Sumak<br />
Ülkemizin bazı yerlerinde " somak " diye bilinen baharatın ağacı sıcak biSlgelerde yetişir. Sakızağacıgiller familyasından küçük bir ağaç olan sumağın kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullamlır. Mercimeğe benzeyen ve mayhoş bir tadı olan taneleriyse dövülerek baharat olarak kullanılır. Bazı türleri zehirlidir. Kebaplara ve bazı salatalara ekşilik vermek için kullanılan sumağın dövülmüş taneleri, ince kıyılmış kırmızıbiberi andını:<br />
<br />
<br />
Tarçın<br />
Defnegillerden olan tarçın ağacının kabuğundan elde edilir. Güney Asya, Orta Amerika ve Brezilya'da yetişen bu ağacın kabuğu, içindeki kokulu ve uçucu bir yağdan ötürü baharat olarak kullanılmaktadır. Kabukları dövülüp toz haline getirildiğinde, yağımn uçması sonucu kokusunu çabuk kaybettiğinden genellikle kabuk parçaları durumunda ve cam kavanozlarda saklanır. Tarçın, ülkemizde genellikle sütlü tatlılarda ve hamur tatlılarında, şekerlemelerde, pastalarda ve bazı yemeklerde, boza, salep gibi içeceklerde, hatta kaynatılarak çay yerine kullanılmaktadır. Avrupa ülkelerinin mutfaklarındaysa soslara, bazı şaraplara, kremalara da konulmaktadır.<br />
<br />
<br />
Tarhun<br />
Doğu Avrupa ülkelerinde yetişen bileşikgillerden kokulu bir bitkidir. Yaprağının çok baharatlı olmasından ötürü salçalı et yemeklerinde, soslarda, yumurtalarda ve salatalarda çok kullanılır. Tarhun kanştınlmış sirkeyle yapılan mayonezlerin kendine has bir lezzeti ve kokusu olur. Tarhunlu sirke şöyle yapılır: iki avuç dolusu tarhun iyice yıkandıktan sonra bir şişeye konur. Üzerine yarım litre sirke boşaltılır ve 2-3 ay beklettikten sonra süzülerek başka bir şişeye aktarılır. Gerektikçe kullanılır.<br />
<br />
<br />
Tere<br />
Turpgillerden, yaprakları uzunca bir bitkidir. Bu bitkinin yapraklan genellikle çiğ ve salata olarak yenir. Servis tabaklannda garnitür olarak da kullaınlır.<br />
<br />
<br />
Turp<br />
Turpgillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri salkım durumunda, meyvesi acımsı bir bitkidir. Etli olan kökleri yenir. Türbun " karaturp ", " beyaz turp ", " yabanî turp ", " kınmzı turp ", " bayır turbu " gibi birçok çeşidi vardır. Nemli toprakları sever. Beyaz turbun etli ve sulu bir yumru durumunda olan kökü, kabuğu soyulup rendelendikten sonra tuz, sirke ve zeytinyağıyla karıştırılarak salata olarak yenir. Ancak rendelendikten sonra suyunun süzülmesi gerekir. Bazı Avrupa mutfaklarında beyaz turbun kökü çeşitli soslarda da kullanılır. Karaturp da beyaz turp gibi salata olarak yenir. İri bir fındık büyüklüğünde veya körpe küçük havuç gibi uzun biçimde olan kırmızı turp rendelenmez. Üstü hafıfçe kazınıp, iyice yıkandıktan sonra bütün olarak veya ikiye bölünerek salatalara konur ve öyle yenir. Kırmızı turp aynı zamanda servis tabaklarının süslenmesinde de kullanılır. Turbun her türlüsü çiğ yenir.<br />
<br />
<br />
Vanilya<br />
Salepgillerden, çiçekleri beyaz ve kokulu, tırmanıcı küçük bir bitkidir. Genellikle Orta ve Güney Amerika ve Madasgaskar'da yetişen bu kalın ve etli bitkinin meyvesi iyice olgunlaşmadan toplanır ve gölgede kurutulur. Baharat olarak kullanılan bu meyve kuruduğunda buruşur, esmer bir renk alir ve kokusu artar. Kurutulduktan sonra dövülerek toz haline getirilen vanilya, genellikle sütlü tatlılarda, dondurmalarda, pasta ve şekerlemelerde kullanılır. Meksika'da ve bazı Avrupa ülkelerinde çeşitli likörlere de konulur.<br />
<br />
<br />
Yenibahar<br />
Mersingillerden ABD'nin sıcak bölgelerinde yetişen bir bitkinin tohum şeklindeki küçük meyvesidir. Bu meyveler kurutulduktan sonra öğütülür ve çeşitli yemeklerde baharat olarak kullanılır.<br />
<br />
<br />
Zencefil<br />
Zencefılgillerden sıcak bölgelerde yetişen, güzel kokulu bir bitkidir. Genellikle Güney Asya, Orta Amerika ve Brezilya'da yetişmektedir. Bitkinin kokulu köksapları kurutularak toz durumuna getirilmesiyle baharat elde edilir. Köksaplardan hekiınlikte kullamlan bir tür yağ da çıkanlmaktadır. Aynca taze köksaplar pişirilerek yenir. Daha çok şerbet, meşrubat ve likör yapımında kullanılmaktadır. Uzakdoğu ülkelerinde çay, kahve, ıhlamur gibi içeceklere de zencefıl katılır. Zencefıl " beyaz " ve " esmer " olarak iki türlüdür. Köksaplar kurutulurken kabuklanndan aynlmazsa elde edilen zencefıl esmer, kabuğu ayıklanan ktSksaplardan elde edilen zencefıl ise beyaz olur.<br />
<br />
<br />
Zerdeçal<br />
Zencefılgillerden, yapraklan sivri uçlu, çiçekleri san renkte bir bitkidir. Bu bitkinin saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkanldığı için buna " Hint safram " da denir. Safran pahalı olduğundan genellikle zerde yapımında safran yerine zerdeçal kullanılır. Et, balık ve yumurtalı yemeklere katılan zerdeçal hardal hazırlamakta da kullanılır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Adaçayı<br />
Ballıbabagillerden kokulu bir bitkidir. Bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de çokça yetişir. Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının kurusu çay gibi haşlanarak içildiği gibi, et yemeklerine koku ve lezzet vermek için de kullanılır. Özellikle karaciğer, ördek, kaz, tavuk ve av hayvanlannın kızartmalannda çok hoş bir koku ve tat verdiği için kullanılir. Avrupa ülkelerinin mutfaklannda kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandınlmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde çok kullanılır.<br />
<br />
<br />
Anason<br />
Maydanozgillerden bir yıllık bir bitkinin tohumudur. Yurdumuzda ekimi çok yapılan anasonun anayurdu Mısır'dır. Anasonun tohumlan çok küçük, yeşilimsi, tatlı ve bahaflı olur. Ülkemizde hamur işlerinde, rakıcılıkta, gevreklerde, çöreklerde kullanılır. Avrupa'da anasonlu likör ve meşrubat da yapılmaktadır. Çin'de ve Vietnam'da yetişen " yıldızanasonu " ise manolyagillerden yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Tadı ve kokusu anasona benzediğinden bu ad verilmiştir.<br />
<br />
<br />
Ardıç<br />
Kozalaklılardan, yaz, kış yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu, siyahımsı kahverengi, yuvarlak yemişleri bulunan bir ağaççıktır. Yemişlerinden hekimlikte kullamlan bir cins esans da çıkarılmaktadır. Genellikle av ve kümes hayvanlan etlerinin pişirilmesinde, dinlendirilen etlerde kullanılmaktadır. Ardıç başta cin olmak üzere çeşitli alkollü içkilere koku ve tat vermek için kullanılır. Ülkemizde de " tükenmez " adıyla anılan ve çeşitli meyvelerden yapılan içeceğin de mayalanması ve hoş bir koku kazanması için ardıç konur.<br />
<br />
<br />
Benmari<br />
İçi sıcak su dolu başka bir kabın içine oturtarak pişirmek<br />
<br />
<br />
Biber<br />
Patlıcangillerden, ülkemizde bol yetişen, aynı adla anılıp tazeyken yeşil ve çoğu zaman acı meyveleri olan bir bitkidir. Ülkemizde başlıca şu cinsleri yetişir:<br />
Sivri biber, sulak yerde yetişirse tatlı olursa da, genellikle acıdır. Tazeyken yeşildir. Fazla olgunlaşırsa veya güneşte kurutulursa kızarır.<br />
Çarleston biber, sivri biberden daha kalın, daha etlidir genellikle tatlıdır.<br />
Domates biberi, domatese benzer, yayvan yapılıdır. Rengi kırmızıdır, ama acı değildir.<br />
Dolmalık biber, yeşil ve sarı cinsleri vardır. Dolmalık biber de fazla olgunlaşınca veya güneşte kurutulunca kızarır.<br />
Paprika, ülkemizde kırmızıbiber, Avrupa'da Paprika diye amlan bu cins biber tazeyken bile kırmızıdır ve genellikle çok acıdır. Macarlann ünlü gulaş ve benzeri yemeklerinde kullandıklan biber budur. Bütün biberler kurutulup kırmızı bir renk aldıktan sonra tuz durumuna getirilir, buna " kırmızıbiber " adı verilir ve " çok acı ", " acı ", " az acı " ve " tatlı " olarak ayrı ayrı satılır. Kırmızı renkli domates biberinden " biber salçası " yapılır. Biber salçası Güney Anadolu'da çok kullanılmaktadır. Bazı bölgelerde güneşte kızarmış tatlı biberlerden de biber salçası yapılmaktadır.<br />
<br />
<br />
Biberiye<br />
Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde bol yetişen bir bitkidir. Ülkemizdeki dağlarda da yaygın olarak görülen bu bitki yaz, kış yeşildir. Daha çok sıcak bölgelerde yetişir. Soğuk yerlerdeyse, kışın üstünün örtülmesi gerekir. En iyisi evlerde bir saksı içinde yetiştirmektir. Böylece her zaman el altında bulundurmak mümkün olur. Küçük, kalınca, ensiz ve kokulu olan yaprakları av ve kümes hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde diğer et yemeklerinde ve soslarda hoş bir koku vermesi için kullanılır.<br />
<br />
<br />
Cevz-i bevva<br />
Ülkemizde bazı baharatçılar buna " küçük hindistancevizi " demektelerse de bildiğimiz hindistanceviziyle bir ilgisi yoktur. Hindistancevizi hurma cinsinden, bir tropikal bölge yemişidir. Cevz-i bevvaysa, sıcak bölgelerde yetişen ikiçeneklilerden bir ağacın fındık ve ceviz arasında bir büyüklükteki yemişidir. Rendelenerek toz haline getirilir ve genellikle tavalarda, beşamel soslarda, et, dolma ve sarmalarda kullanılır. Fazlası zararlı olduğundan, özellikle de beyni ve sinir sisteınini etkilediğinden cevz-i bevvayı yemeklerde çok az (sivri uçlu bir bıçağın ucunda duracak kadar) kullannıak gerekir.<br />
<br />
<br />
Defne<br />
Yapraklarını dökmeyen bir ağaç olan defne ağacının kurutulmuş yaprakları baharat olarak kullanılır. Akdeniz ülkelerinde çok rastlanan defne ağacı güneşli ve kuytu yerlere dikilmesi şartıyla Doğu Anadolu Bölgesi' nde de yetiştirilebilmektedir. Yapraklan çok güzel kokulu olduğundan Türk mutfağında ve diğer ülke mutfaklarında çok önemli bir yer tutmaktadır. Defne yaprakları çeşitli balık, et, kümes ve av hayvanlannın etlerinden yapılan yemeklerde, soslarda kullanıldığı gibi bazı turşulann ve konservelerin de önemli malzemesidir. Avrupa' da zeytinyağında konserve edilen mantarlarınn içine mutlaka birkaç defneyaprağı konulur.<br />
<br />
<br />
Dereotu<br />
Maydanozgillerden, iplik biçiminde yapraklan olan bir bitkidir. Güzel kokusu nedeniyle cacık, çiroz salatası gibi bazı salatalarda ve zeytinyağlı birçok yemekte, böreklerde çiğ ve pişmiş olarak kullanılır. Sindirimi kolaylaştırıcı bir bitkidir. Türkiye' de ve Akdeniz ülkelerinde çok yetişir.<br />
<br />
Fesleğen<br />
Ballıbabagillerden yapraklan çok keskin ve güzel kokulu olan yıllık bir bitkidir. Anayurdu Hindistan'dır. Akdeniz ülkelerinde ve ülkemizde süs bitkisi olarak bahçelerde, özellikle de saksılarda yetiştirilmektedir. Fesleğen Türk Mutfağı' nda pek fazla kullanılmaz. Ama Avrupa ülkelerinde domates salçasında, türlü soslarda, çorba ve salatalarda çok kullanılmaktadır. Pek çok türü bulunan bu bitkinin yapraklan yıkandıktan sonra maydanoz gibi kullanılır.<br />
<br />
<br />
Frenk Maydanozu<br />
Maydanozgillerden kırlarda kendiliğinden yetişen bir yıllık bitkidir. Boyu 40 cm' ye kadar ulaşan frenk maydanozunun anayurdu Avrupa'dır. Maydanoz gibi kokulu yapraklarından yararlanılır. Kızartmalara, soslara ve salatalara hoş bir tat verir. Kıvırcık olan yapraklarından servis tabaklannın süslenmesinde de yararlanılır.<br />
<br />
<br />
Hardal<br />
Turpgillerden bir bitkidir. Bu bitkinin sert ve yakıcı bir madde taşıyan tohumu un durumuna getirilir ve sirkeyle karıştırılarak macun kıvamında bir karışım yapılır. Bu karışım özellikle ızgara etlerin yanında ve bazı soslarda kullanılır. Hardal toz halinde bazı yemeklerde de kullanılır.<br />
<br />
<br />
Kakule<br />
Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen kokulu bir bitkidir. Kakulenin baharat olarak kullanılan tohumları mercimekten küçük ve beyazımsı bir renktedir. İştah açıcı, mide bozukluklarını giderici ve gaz söktürücü özelliği vardır. Bu nedenle hem baharat, hem de ilaç olarak kullanılır. ABD'de güzel koku vermesi için çikletlere de kakule katılmaktadır.<br />
<br />
<br />
Karabiber<br />
Karabibergillerden, zeytinsi meyvelerinin taneleri yuvarlak, yapraklan yürek biçiminde tırmanıcı bir tropikal bölge bitkisidir. En çok Güney Asya'da ve Endonezya'da yetişir. Kuru ve siyah tanelerinin baharlı ve acı bir tadı vardır. Hemen hemen her türlü yemeğe bütün olarak veya dövülmüş toz durumunda koymak mümkündür. Ancak mideye zararı olduğundan, midesi rahatsız olanlar karabiber kullanmaktan kaçınmalıdırlar.<br />
Karabiber tane veya toz halinde satılır. Tane karabiber alıp, kullanılacağı zaman çekip toz haline getirmek ve taze taze kullanmak daha doğrudur. Böylece karabiberin keskinliği kaybolmaz. Ülkemizde pek bilinmemesine karşın Avrupa'da karabiberin beyazı, yani " beyaz biber " de çok kullannılır. Karabiber, bu tırmanıcı bitkinin iyice olgunlaşmamış meyvelerinin, güneşte veya çok hafif bir ateşte kurutulmasıyla elde edilir.<br />
Beyaz biber ise, aynı bitkinin iyice olgunlaşmış meyveleridir. Bu taneler bir süre deniz suyunda veya kireçli suda bekletilir. Sonra kabuklan soyulup içi kurutulur. Beyaz biber, karabiberden daha keskin kokuludur.<br />
<br />
<br />
Karanfil<br />
Yaz, kış yeşil bir bitki olan karanfil mersingillerdendir. Hindistan, Filipinler ve Afrika'da yetişir. Bu bitkinin koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuklan kurutulur ve öğütülerek toz haline getirildikten sonra veya dövülmeden tane olarak kullanılır. Genellikle kompostolarda, bazı tatlılarda, şerbetlerde, keklerde, dondurmalarda, bazı sos ve yemeklerde kullanılır. 2-3 tane dövülmemiş karanfil 3-4 litre et suyuna hoş bir koku vermeye yeter. Karanfilin pastacılık ve şekerlemecilikte de önemli bir yeri vardır. Bazı Anadolu köylerinde, çaya da bir karanfil tanesi atarak bambaşka bir tat ve koku verilir. Karanfil bitkisinin tohumlarından ilaç yapımında kullanılan karanfilağı da çıkarılır. ı<br />
<br />
<br />
Kekik<br />
Ballıbabagillerden, yaprakları küçük ve karşılıklı, çiçekleri beyaz, pembe veya kırmızı ve başak durumunda olan kokulu bir bitkidir. Genellikle sıcak, kuru ve taşlık topraklan sever, ülkemizde çok yetiştirilir. Etlerin, ızgaralann, sebzelerin, haşlanmış balıklann ve salçaların kokulandınlmasında kullanılır. Ülkemizin bazı bölgelerinde, özellikle çorbalarda nane gibi kekik de bol bol kullanılır.<br />
<br />
<br />
<br />
Kereviz<br />
Maydanozgillerden, kökleri ve yapraklan sebze olarak kullanılan kokulu, baharlı bir bitkidir. Yapraklı ve kök olarak iki çeşidi vardır. Kök kerevizinin kökleri iri olur. Yaprak kerevizinin kökleriyse, yok denecek kadar küçüktür. Hem ülkemizde hem de Avrupa'da bu bitkinin köklerinden ve yapraklarından çok yararlanılmaktadır. Genel olarak pişirilerek yenir. Bazı Avrupa ülkelerinde yapraklan çiğ olarak da kullanılmaktadır. Ülkemizde yetiştirilen kök kerevizler iki cinstir: " San kereviz " ve " Odesa kerevizi ". Bunlardan ı~ıakbul olam " Odesa kerevizi " dir.<br />
<br />
<br />
Kimyon<br />
Maydanozgillerden kokulu bir bitkidir. Anayurdu Akdeniz Bölgesi olan bu bitkinin tohumları yarım santimetre uzunluğunda ve esmer-san reııktedir. Keskin kokusu ve tadıyla çok bilinen ve kullanılan bir baharattır. Genel olarak toz halinde kullanılmaktadır. Ülkemizde köfte yaparken içine kimyon katılır. Sucuk yapımında da kimyonun önemli bir yeri vardır. İtalyanlar aperitifler ve ikram ettikleri bazı tuzlu bisküvilerin hamuruna kimyon katarlar. Hollandalılar ise kendilerine has bir peyniri kimyonla kokulandınrlar. İçine kimyon katılarak yapılan Alsace sosisi de tıpkı Türk sucuğu gibi ünlüdür. Almanya'nın bazı bölgelerinde yapılan kimyonlu ekmekler de bütün dünyada bilinmektedir. Avrupa'da çok beğenilen Kümmel likörü de kimyonludur. Kimyon tek başına kullanıldığı gibi baharat kanşımlarının (mesela köri) içine de girer.<br />
<br />
<br />
Kişniş<br />
Maydanozgillerden, yaprakları maydanozu andıran ve kurutulmuş meyvesi baharat olarak kullanılan bir bitkidir. Minik, sarımsı kahverengi meyvelerinin kokusu tazeyken pek hoş değildir. Ama kurutulunca bu kokunun yerini insana ferahlık veren hoş bir koku alır. Kişniş genellikle şuruplarda, likörlerde, şekerlemelerde kullanılmaktadır. Bu tohumlann şekere bulanmasıyla yapılan " kişniş şekeri " ülkemizde olduğu gibi başka ülkelerde de çok ünlüdür. Kişniş şekeri pastacılıkta çok kullanılmaktadır. Türk mutfağında kişniş bazı yemeklerde de kullanılır. Bitkinin körpe yaprak ve filizleri de çorba ve salatalara doğranarak yenir.<br />
<br />
<br />
Lassi<br />
Yoğurt, su, şeker ile yapılan ayran benzeri bir içecektir.<br />
<br />
<br />
Maydanoz<br />
Küçük, ince dilimli ve güzel kokulu yaprakları olan bir bitkidir. Maydanozun iki çeşidi vardır. Biri " yaprak maydanoz ", diğeri " kök maydanoz " dur. Ülkemizde her iki çeşidi de yetiştirilir. Türk mutfağında olduğu gibi diğer ülkelerin mutfaklannda da maydanoz pek çok yemekte sıkça kullanılmaktadır. Tava yemeklerinde servis tabaklannın süslenmesinde de maydanozdan faydalanlır.<br />
Maydanozlann saplan da kokulu ve lezzetli olduğundan, saplarını da yapraklanyla birlikte doğramak gerekir.<br />
Kök maydanozda ıtırlı bir yağ bulunduğundan bazı soslarda ve yemek sulannda bu köklerden yararlanılmaktadır.<br />
<br />
<br />
Mercanköşk<br />
Ballıbabagillerden, yapraklan küçük ve ıtırlı bir saksı bitkisi olan mercanköşk bazı bölgelerde " merzengGş " olarak da adlandınlır. Anadolu'nun bazı bölgelerinde yabanî mercanköşke de rastlanmaktadır. Yabanî mercanköşke " farekulağı " da denilir. Ancak "farekulağı " denilen ve cuhagillerden, tohumu kuşyemi olarak kullanılan bir başka bitkiyle kanştırmamak gerekir.<br />
Mercanköşk, Türk Mutfağı'nda, olduğu kadar Avrupa ülkelerinin mutfaklarında da çok kullanılan bir bitkidir. Sindirimi kolaylaştıncı bir etkisi olduğundan, av etleri gibi sindirimi zor yemeklerde mutlaka kullanılır.<br />
<br />
<br />
Nane<br />
Ballıbabagillerden, yaprakları sapsız, çiçekleri beyaz veya menekşe renginde, ıtırlı, küçük bir bitkidir. " yabanî nane ", " Su nanesi ", yeşil nane " gibi çeşitli cinsleri vardır. Yemeklerde kullanılan nane " yeşil nane " dir. Yetiştirilmesi kolay bir bitki olan nane ülkemizde olduğu gibi bütün Akdeniz ülkelerinde çokça yetişir. Türk mutfağında nane oldukça sık kullanılmaktadır. Çorbalardan, dolmalara kadar pek çok yemekte nane kullanılır. Avrupa ülkelerindeyse nane, daha çok fınnda ve tencerede pişirilen etler için hazırlanan soslara konulmaktadır. Bununla birlikte bazı haşlanmış sebze yemeklerinin de üstüne serpilir.<br />
<br />
<br />
Rezene<br />
Yakın zamana kadar " raziyane " adıyla tanınan rezene maydanozgillerdendir. Yaprakları dereotuna benzeyen, kökü de sümbül soğanını andıran bu bitkinin yemeği ve salatası yapılır. " Denizrezenesi " adı verilen türüyse, deniz kayalıklannda yetişir. Kokulu bir bitki olan denizrezenesi de kararezenesi gibi maydanozgillerdendir.<br />
<br />
<br />
Roka<br />
Turpgillerden yapraklan turp yaprağına çok benzeyen bir bitkidir. Gerek ülkemizde, gerek Avrupa'da yaygın olarak yetiştirilmektedir. Çiğ veya salata olarak, tava ve ızgarada pişirilmiş balık yemekleriyle birlikte yenir. Bazı Avrupa ülkelerinin mutfaklannda salatalara kanıştırıldığı gibi servis tabaklannın süslenmesinde de kullamlır.<br />
<br />
<br />
Safran<br />
Süsengillerden, Akdeniz ülkeleı~inde yetişen, baharda çiçek açan küçük bir bitkidir. Bu bitkinin çiçekleri toplanır ve tepecikleri kurutularak kullanılır. Yemeklere san bir renk veren bu toz, zeytinyağında hiç erimez. Böylece kanşık veya hileli olup olmadığını kontrol etmek mümkündür. Akdeniz ve Doğu ülkelerine tSzgü pirinç ve balık yemekleı~inde kullanılan safran,bazı Balkan ülkelerinde ekmeğe katılır. Bazı yemeklere renk ve koku vermek için kullanılan safrandan zerde adı verilen tatlı yapılır.<br />
<br />
<br />
Sumak<br />
Ülkemizin bazı yerlerinde " somak " diye bilinen baharatın ağacı sıcak biSlgelerde yetişir. Sakızağacıgiller familyasından küçük bir ağaç olan sumağın kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullamlır. Mercimeğe benzeyen ve mayhoş bir tadı olan taneleriyse dövülerek baharat olarak kullanılır. Bazı türleri zehirlidir. Kebaplara ve bazı salatalara ekşilik vermek için kullanılan sumağın dövülmüş taneleri, ince kıyılmış kırmızıbiberi andını:<br />
<br />
<br />
Tarçın<br />
Defnegillerden olan tarçın ağacının kabuğundan elde edilir. Güney Asya, Orta Amerika ve Brezilya'da yetişen bu ağacın kabuğu, içindeki kokulu ve uçucu bir yağdan ötürü baharat olarak kullanılmaktadır. Kabukları dövülüp toz haline getirildiğinde, yağımn uçması sonucu kokusunu çabuk kaybettiğinden genellikle kabuk parçaları durumunda ve cam kavanozlarda saklanır. Tarçın, ülkemizde genellikle sütlü tatlılarda ve hamur tatlılarında, şekerlemelerde, pastalarda ve bazı yemeklerde, boza, salep gibi içeceklerde, hatta kaynatılarak çay yerine kullanılmaktadır. Avrupa ülkelerinin mutfaklarındaysa soslara, bazı şaraplara, kremalara da konulmaktadır.<br />
<br />
<br />
Tarhun<br />
Doğu Avrupa ülkelerinde yetişen bileşikgillerden kokulu bir bitkidir. Yaprağının çok baharatlı olmasından ötürü salçalı et yemeklerinde, soslarda, yumurtalarda ve salatalarda çok kullanılır. Tarhun kanştınlmış sirkeyle yapılan mayonezlerin kendine has bir lezzeti ve kokusu olur. Tarhunlu sirke şöyle yapılır: iki avuç dolusu tarhun iyice yıkandıktan sonra bir şişeye konur. Üzerine yarım litre sirke boşaltılır ve 2-3 ay beklettikten sonra süzülerek başka bir şişeye aktarılır. Gerektikçe kullanılır.<br />
<br />
<br />
Tere<br />
Turpgillerden, yaprakları uzunca bir bitkidir. Bu bitkinin yapraklan genellikle çiğ ve salata olarak yenir. Servis tabaklannda garnitür olarak da kullaınlır.<br />
<br />
<br />
Turp<br />
Turpgillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri salkım durumunda, meyvesi acımsı bir bitkidir. Etli olan kökleri yenir. Türbun " karaturp ", " beyaz turp ", " yabanî turp ", " kınmzı turp ", " bayır turbu " gibi birçok çeşidi vardır. Nemli toprakları sever. Beyaz turbun etli ve sulu bir yumru durumunda olan kökü, kabuğu soyulup rendelendikten sonra tuz, sirke ve zeytinyağıyla karıştırılarak salata olarak yenir. Ancak rendelendikten sonra suyunun süzülmesi gerekir. Bazı Avrupa mutfaklarında beyaz turbun kökü çeşitli soslarda da kullanılır. Karaturp da beyaz turp gibi salata olarak yenir. İri bir fındık büyüklüğünde veya körpe küçük havuç gibi uzun biçimde olan kırmızı turp rendelenmez. Üstü hafıfçe kazınıp, iyice yıkandıktan sonra bütün olarak veya ikiye bölünerek salatalara konur ve öyle yenir. Kırmızı turp aynı zamanda servis tabaklarının süslenmesinde de kullanılır. Turbun her türlüsü çiğ yenir.<br />
<br />
<br />
Vanilya<br />
Salepgillerden, çiçekleri beyaz ve kokulu, tırmanıcı küçük bir bitkidir. Genellikle Orta ve Güney Amerika ve Madasgaskar'da yetişen bu kalın ve etli bitkinin meyvesi iyice olgunlaşmadan toplanır ve gölgede kurutulur. Baharat olarak kullanılan bu meyve kuruduğunda buruşur, esmer bir renk alir ve kokusu artar. Kurutulduktan sonra dövülerek toz haline getirilen vanilya, genellikle sütlü tatlılarda, dondurmalarda, pasta ve şekerlemelerde kullanılır. Meksika'da ve bazı Avrupa ülkelerinde çeşitli likörlere de konulur.<br />
<br />
<br />
Yenibahar<br />
Mersingillerden ABD'nin sıcak bölgelerinde yetişen bir bitkinin tohum şeklindeki küçük meyvesidir. Bu meyveler kurutulduktan sonra öğütülür ve çeşitli yemeklerde baharat olarak kullanılır.<br />
<br />
<br />
Zencefil<br />
Zencefılgillerden sıcak bölgelerde yetişen, güzel kokulu bir bitkidir. Genellikle Güney Asya, Orta Amerika ve Brezilya'da yetişmektedir. Bitkinin kokulu köksapları kurutularak toz durumuna getirilmesiyle baharat elde edilir. Köksaplardan hekiınlikte kullamlan bir tür yağ da çıkanlmaktadır. Aynca taze köksaplar pişirilerek yenir. Daha çok şerbet, meşrubat ve likör yapımında kullanılmaktadır. Uzakdoğu ülkelerinde çay, kahve, ıhlamur gibi içeceklere de zencefıl katılır. Zencefıl " beyaz " ve " esmer " olarak iki türlüdür. Köksaplar kurutulurken kabuklanndan aynlmazsa elde edilen zencefıl esmer, kabuğu ayıklanan ktSksaplardan elde edilen zencefıl ise beyaz olur.<br />
<br />
<br />
Zerdeçal<br />
Zencefılgillerden, yapraklan sivri uçlu, çiçekleri san renkte bir bitkidir. Bu bitkinin saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkanldığı için buna " Hint safram " da denir. Safran pahalı olduğundan genellikle zerde yapımında safran yerine zerdeçal kullanılır. Et, balık ve yumurtalı yemeklere katılan zerdeçal hardal hazırlamakta da kullanılır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[püf noktalar]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1116</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 21:58:41 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1116</guid>
			<description><![CDATA[1. Hızlı kilo verip tekrar almak vücudunuzun zayıflamaya karşı direncini arttırır ve giderek kilo vermeniz zorlaşır. Metabolizma alt üst olur.<br />
<br />
2. Yapılan yeni araştırmalara göre meyve, sebze ve yeşil bitkileri bol yiyen kişilerin daha az kanser ve kalp hastalığına yakalandığı tespit edilmiştir.<br />
3. Hazırladığınız kekin üzerine eritilmiş çikolata dökeceğiniz zaman, çikolataya biraz tereyağı katın. sonucunda hem lezzet verir hem de çikolatayı yumuşatır.<br />
4. Duvarınıza çivi çakacağınız zaman işaretlediğiniz yerin üzerine çapraz bant yapıştırın. Çiviyi öyle çakın, böylece duvarın alçısını çatlatmamış olacaksınız.<br />
5. Kek kalıbınızın içine hamurunuzu dökmeden önce ortasına bir şerit alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pişirdikten sonra kolayca çıkarabilirsinız.<br />
6. Bayatlamış ekmeklerin üzerine su serpin ve folyo kağıda sarıp 5-10 dakika fırınlayın. Böylece taptaze olacaktır.<br />
7. Fırında patates yapmadan önce 10-15 dakika haşlayın ve çatalla delin. Böylece daha kolay pişecektir.<br />
8. Patlıcanları pişirmeden önce tuzlayın ve bir süre bekletin. Daha sonra soğuk sütten geçirin ve kurulayın. Patlıcanlar daha lezzetli olacaktır.<br />
9. Tart hamuru açarken hamurun sertleşmemesi ve kıvamının bozulmaması için; hamuru bir naylon poşete koyup merdane ile yuvarlayarak açın.<br />
10. Öğünler arasında acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.<br />
<br />
<br />
<br />
11. Evde pasta yaparken kullandığınız meyve ve şekerlemelerin dibe çökmesini istemiyorsanız pastanıza bir miktar mısır unu ilave edin. Meyveler pişerken suları yoğunlaşır ve dibe çökmezler.<br />
12. Patates pürenize değişik bir koku vermek istiyorsanız içine bir miktar hindistan cevizi atın. Tadının çok değiştiğini göreceksiniz.<br />
13. Meyveli kek yaparken, meyvelerin kekin dibine çökmemesi için meyveleri önce una yada nişastaya bulayıp bir süre bekletin ve ardından kek harcına katın.<br />
14. Kahvaltı ya da çay saati için hazırladığınız hamur kızartmalarının daha lezzetli olmasını istiyorsanız, hamura eklediğiniz kabartma tozuna biraz toz şeker katın.<br />
15. Satın aldığınız kır çiçeklerinin daha uzun süre dayanarak vazoda güzelliklerini korumasını istiyorsanız, suyuna birkaç damla çamaşır suyu koyun. Daha uzun ömürlü olacaklardır.<br />
16. Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkamada bir gece soğuk suda bekletin, sonra yıkayın, çekmeyeceklerdir.<br />
17. Hamur işi ile uğraştığınız zaman mutfağınızın tezgahı kirlenir. İşiniz bitince tezgahı kolayca temizlemek için bir miktar tuz serpin ve nemli bir bezle silin. Böylece tezgahınız kolayca temizlenecektir.<br />
18. Duvar kağıtlarını yenilemek istediğinizde eski kağıtları çıkarmak her zaman sorun olur. Ilık su dolu bir kaba bir miktar bulaşık deterjanı dökün ve karışıma batırdığınız süngerle duvar kağıtlarını silin, kolayca çıkacaklardır.<br />
19. Tart hamuru hazırlanırken topak topak olursa 1 adet yumurtanın sarısını ekleyin ve iyice yoğurarak yumurtayı hamura yedirin.<br />
<br />
<br />
20. Evinizdeki menekşelerin daha çok çiçek vermesini istiyorsanız, toprağına yumurta kabukları karıştırın. Böylece menekşeleriniz daha sağlıklı ve daha güzel çiçekler açacaktır.<br />
21. Dirsek ve topuklarınızın sertleşmesini istemiyorsanız bir dilim limon ile ovun. Böylece yumuşacık olacaklardır.<br />
22. Etin yumuşak olması için haşlama suyuna limon suyu yada sirke katın. Ancak kızartacaksanız bir gece sirkeli ve sıvıyağlı sosun içinde bekletin. Sosun içine taze bitkilerden ince ince kıyarak lezzet katabilirsiniz. Ardından eti hiç yağ koymadan kızartın.<br />
23. Satın aldığınız kahveyi taze saklamak istiyorsanız cam kavanoza boşaltıp içine iki adet kesme şeker atın. Ağzını sıkıca kapatın. Kahvenizin taze kaldığını göreceksiniz.<br />
24. Limondan daha fazla su elde etmek istiyorsanız, limonu yıkayıp kuruladıktan sonra çatalla bir kez delin, sonra suyunu sıkın.<br />
25. Satın aldığınız kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torbada elma veya armutla saklayın.<br />
26. Eğer ayaklarınız çok ısınıp şişiyorsa onları saatlerce sıcak suda bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayın. Bilekleriniz ve ayaklarınız şişmeyecektir.<br />
27. Kurabiyeleri sıcakken tepsiden çıkarırsanız tepsiye yapışmaz. Ancak sıcakken çıkartamadıysanız soğuduktan sonra 1-2 dakika tekrar ısıtıp çıkartın böylece kurabiyeler parçalanmaz.<br />
28. Eğer cildiniz kuru ise bir muzu ezin, içerisine bir çay kaşığı bal veya bademyağı karıştırıp yüzünüze sürün. Birkaç dakika bekleyip ılık su ile yıkayın.<br />
29. Kuru fasulyeleri dağılmadan pişirmek istiyorsanız tuzu ve salçayı ya da domatesleri fasulyeler yarı piştikten sonra koyun.<br />
30. Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için yağın içine bir iki dal maydanoz atın.<br />
<br />
<br />
31. Ekşi elma şeker hastaları için ideal bir meyvedir. 100 gramında 58 kalori bulunur. Kan yapıcı özelliğinden ötürü doktorlar tarafından büyüme çağındaki çocuklara ve hastalara önerilir. Hazmı kolaylaştırır, böbrekleri çalıştırır.<br />
32. Maydanozdan daha fazla yararlanmak için saplarını da kullanın. Maydanoz saplarını atmayıp iyice temizledikten sonra çorbalarda kullanabilirsiniz.<br />
33. Az miktarda yağ, süt, su vs. ısıtmanız gerektiğinde tencerenizi kirletmenize gerek yok. Bir kepçe yardımı ile bu işleri hemen yapabilirsiniz.<br />
34. Pilavın tane tane ve beyaz olmasını istiyorsanız içine 3-4 damla limon suyu koyun.<br />
35. Bir büyük soğanı dörde bölün ve orta boy bir bal kavanozuna koyup iyice karıştırın, 24 saat bekletin. Şurup haline geldiğinde soğuk algınlığı olan (öksüren) kişiye sabah, akşam bir yemek kaşığı verin. Soğanın içerdiği yağlar öksürüğü kesecektir.<br />
<br />
<br />
36. Uzun zaman kullanılan konserve açacakları artık işlevini görmüyorsa, bir gece sıvı yağda bekletin pasının gittiğini ve eski haline döndüğünü göreceksiniz.<br />
37. Mısırları haşlarken daha lezzetli olması için tencereye bir çay kaşığı şeker atın. ayrıca mısır kabuklarını yıkadıktan sonra onları da koyabilirsiniz.<br />
38. Kızartma yaptıktan sonra kokmasını istemiyorsanız, bir kapta sirkeli su kaynatın.<br />
39. Patlıcanları soyduktan sonra beklettiğinizde kararmasını önlemek için, bir süre limon suyu katılmış suda bekletin. Böylece hem renginin kararmasını hem de tadının acılaşmasını engellersiniz.<br />
40. Kuru fasulyeyi haşladığınız suyu dökmeyin, soğuduktan sonra bitkilerinizi sulayın. Bu bitkileriniz için çok yararlı ve sağlıklıdır.<br />
41. Nane çayı, mide gazını geçirerek, doluluk hissini ortadan kaldırır ve aynı zamanda hazmı kolaylaştırır midenin daha çabuk boşalmasını sağlar. Nane çayını, kuru naneyi sıcak suya atıp 10 dakika demleyerek elde edebilirsiniz.<br />
42. Tavuğun üzerine limon suyu sürer ve tuz serperseniz tavuğun nar gibi kızardığını görebilirsiniz.<br />
43. En iyi yemek, dibi kalın ve düz tencerede pişer.<br />
<br />
<br />
44. Salçanın kutusunu açtıktan sonra hemen küflenmemesi için üzerine sıvı yağ dökebilirsiniz.<br />
45. Kızartma yaparken yapın patlayıp sıçramaması için, bir tutam tuz atmanız yeterlidir.<br />
46. Romatizma ağrılarınız tuttuğu zaman sabahları kuru üzümün suyunu çıkarın ve bir bardak için. Çünkü üzüm suyu romatizmaya karşı doğal ilaçtır.<br />
47. Teflon tavalardaki lekeleri çıkarmak için, bir bardak suya 2 çorba kaşığı karbonat ve yarım su bardağı sirke karıştırın. Tavanın içinde bu suyu 10 dakika kaynatın.<br />
48. Paslanmaz çelik tencereniz matlaşırsa, biraz sirkeyi ateşe koyup ısıtın. Sonra yumuşak bir bezi ılık sirkeye batırarak iyice ovun. Sonra iyice durulayın.<br />
49. Yemeğe fazla tuz attıysanız tencerenin içine birkaç parça çiğ patates kabuğu atın, fazla tuzu çektiğini göreceksiniz.<br />
50. Etlerin daha lezzetli olması için bir kahve fincanı süt, bir kahve fincan zeytinyağı ve bir kahve fincanı soğan suyu karışımı ile ovun. 12 saat kadar buzdolabında bekletin.<br />
51. Buzdolabınızdaki kokuları gidermenin en iyi yolu bir kaba biraz süt koyup dolabın bir köşesine yerleştirmektir.<br />
52. Kalamarı kızartmadan önce süte batırırsanız daha yumuşak olur.<br />
53. Keki fırından çıktıktan sonra 15 dakika ıslak bir bez üzerinde bekletirseniz, bıçağı kekin çevresinde şöyle bir dolaştırdıktan sonra kalıbından kolayca çıkarabilirisiniz. Ancak kek hamurunu kalıba dökmeden önce kalıbı yağlamayı da unutmayın.<br />
54. Dondurulmuş gıdaları çözerken çabuk çözülsün diye sıcak bir ortama koymayın, bakteri ve mikrop üremesine neden olursunuz. en iyisi buzdolabının en alt rafına koyup ağır ağır çözdürmek.<br />
55. Bayat ekmekleri kare kare kesip kızarttıktan sonra kapaklı bir kavanoza koyup buzdolabında çorbalarınızda kullanmak üzere saklayabilirsiniz veya robotta öğütüp galeta unu niyetine de kullanabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
56. Yoğurtlu çorbaya tuzu çorba piştikten sonra atın, yoksa yoğurt kesilir.<br />
57. Mikro dalga fırınlar zannedildiği gibi zararlı değildir aksine yemeklere zarar vermez. Yiyeceklerin vitamin değerlerini daha çok muhafaza eder. Yemekleri gereğinden çok ısıtıp bekletmek yüzünden oluşan bakterileri de engellemiş olur.<br />
58. Sebzeli güveç yaparken vitamin değerlerinin düşmemesi ve lezzetlerinin bozulmaması için sebzeleri çiğ olarak koyun.<br />
59. Yoğun tempo yüzünden kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız bol bol taze hurma yiyin.<br />
60. Meyvelerin arasına herhangi bir tür yapraklardan yerleştirirseniz meyveler uzun süre taze kalır.<br />
61. Hazırladığınız beşamel sosun ateşten alınmasına yakın içine çekilmiş ceviz , adaçayı yada nane atarsanız hoş lezzetler elde edersiniz.<br />
62. Toprak çömlek ve tencereler yeni alındıklarında küçük çatlaklar sebebiyle kırılma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Bunun için kullanmadan önce 3/4'ünü sirkeli sıcak suyla doldurun 24 saat bekletin ve soğuk suyla yıkayın.<br />
63. Portakalları sıkmadan önce bir süre soğuk suda bekletirseniz daha fazla su verirler.<br />
64. Bir elmanın kabuğunu lahananın pişme suyuna katarsanız hem hazmı kolay olur hem de koku çabuk yok olur.<br />
65. Mart ayının ilk günlerinde bahçenizdeki gülün kökünün yanına yaklaşık 5 cm derinliğine bir diş sarmısak gömerseniz gülü yaz boyunca zararlı böceklerden korursunuz.<br />
66. Şömine yada barbekü küllerini bahçenizde gübre olarak kullanabilirsiniz, üstelik bu çok faydalı.<br />
67. Peynir kesmeden önce bıçağı soğuk suya tutarsanız hem peyniri daha kolay kesersiniz hem de bıçağınız daha kolay temizlenir.<br />
68. Balık kızartma yağının içine kırmızı biber serperseniz bu balığa değişik bir lezzet verir ve ayrıca balığın rengi çok güzel ve parlak olur.<br />
69. Patatesleri soymadan önce 10 dakika kadar sıcak suya koyar sonra soyarsanız zorlanmadığınızı göreceksiniz.<br />
70. Meyve salatası yaptığınızda eğer servis için daha vakit varsa meyvelerin kararmaması için üzerlerine limon dilimleri koyun. servis ederken dilimleri alabilirsiniz.<br />
71. Tereyağı donduysa sıcak bir kaba koyarsanız yumuşar]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1. Hızlı kilo verip tekrar almak vücudunuzun zayıflamaya karşı direncini arttırır ve giderek kilo vermeniz zorlaşır. Metabolizma alt üst olur.<br />
<br />
2. Yapılan yeni araştırmalara göre meyve, sebze ve yeşil bitkileri bol yiyen kişilerin daha az kanser ve kalp hastalığına yakalandığı tespit edilmiştir.<br />
3. Hazırladığınız kekin üzerine eritilmiş çikolata dökeceğiniz zaman, çikolataya biraz tereyağı katın. sonucunda hem lezzet verir hem de çikolatayı yumuşatır.<br />
4. Duvarınıza çivi çakacağınız zaman işaretlediğiniz yerin üzerine çapraz bant yapıştırın. Çiviyi öyle çakın, böylece duvarın alçısını çatlatmamış olacaksınız.<br />
5. Kek kalıbınızın içine hamurunuzu dökmeden önce ortasına bir şerit alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pişirdikten sonra kolayca çıkarabilirsinız.<br />
6. Bayatlamış ekmeklerin üzerine su serpin ve folyo kağıda sarıp 5-10 dakika fırınlayın. Böylece taptaze olacaktır.<br />
7. Fırında patates yapmadan önce 10-15 dakika haşlayın ve çatalla delin. Böylece daha kolay pişecektir.<br />
8. Patlıcanları pişirmeden önce tuzlayın ve bir süre bekletin. Daha sonra soğuk sütten geçirin ve kurulayın. Patlıcanlar daha lezzetli olacaktır.<br />
9. Tart hamuru açarken hamurun sertleşmemesi ve kıvamının bozulmaması için; hamuru bir naylon poşete koyup merdane ile yuvarlayarak açın.<br />
10. Öğünler arasında acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.<br />
<br />
<br />
<br />
11. Evde pasta yaparken kullandığınız meyve ve şekerlemelerin dibe çökmesini istemiyorsanız pastanıza bir miktar mısır unu ilave edin. Meyveler pişerken suları yoğunlaşır ve dibe çökmezler.<br />
12. Patates pürenize değişik bir koku vermek istiyorsanız içine bir miktar hindistan cevizi atın. Tadının çok değiştiğini göreceksiniz.<br />
13. Meyveli kek yaparken, meyvelerin kekin dibine çökmemesi için meyveleri önce una yada nişastaya bulayıp bir süre bekletin ve ardından kek harcına katın.<br />
14. Kahvaltı ya da çay saati için hazırladığınız hamur kızartmalarının daha lezzetli olmasını istiyorsanız, hamura eklediğiniz kabartma tozuna biraz toz şeker katın.<br />
15. Satın aldığınız kır çiçeklerinin daha uzun süre dayanarak vazoda güzelliklerini korumasını istiyorsanız, suyuna birkaç damla çamaşır suyu koyun. Daha uzun ömürlü olacaklardır.<br />
16. Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkamada bir gece soğuk suda bekletin, sonra yıkayın, çekmeyeceklerdir.<br />
17. Hamur işi ile uğraştığınız zaman mutfağınızın tezgahı kirlenir. İşiniz bitince tezgahı kolayca temizlemek için bir miktar tuz serpin ve nemli bir bezle silin. Böylece tezgahınız kolayca temizlenecektir.<br />
18. Duvar kağıtlarını yenilemek istediğinizde eski kağıtları çıkarmak her zaman sorun olur. Ilık su dolu bir kaba bir miktar bulaşık deterjanı dökün ve karışıma batırdığınız süngerle duvar kağıtlarını silin, kolayca çıkacaklardır.<br />
19. Tart hamuru hazırlanırken topak topak olursa 1 adet yumurtanın sarısını ekleyin ve iyice yoğurarak yumurtayı hamura yedirin.<br />
<br />
<br />
20. Evinizdeki menekşelerin daha çok çiçek vermesini istiyorsanız, toprağına yumurta kabukları karıştırın. Böylece menekşeleriniz daha sağlıklı ve daha güzel çiçekler açacaktır.<br />
21. Dirsek ve topuklarınızın sertleşmesini istemiyorsanız bir dilim limon ile ovun. Böylece yumuşacık olacaklardır.<br />
22. Etin yumuşak olması için haşlama suyuna limon suyu yada sirke katın. Ancak kızartacaksanız bir gece sirkeli ve sıvıyağlı sosun içinde bekletin. Sosun içine taze bitkilerden ince ince kıyarak lezzet katabilirsiniz. Ardından eti hiç yağ koymadan kızartın.<br />
23. Satın aldığınız kahveyi taze saklamak istiyorsanız cam kavanoza boşaltıp içine iki adet kesme şeker atın. Ağzını sıkıca kapatın. Kahvenizin taze kaldığını göreceksiniz.<br />
24. Limondan daha fazla su elde etmek istiyorsanız, limonu yıkayıp kuruladıktan sonra çatalla bir kez delin, sonra suyunu sıkın.<br />
25. Satın aldığınız kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torbada elma veya armutla saklayın.<br />
26. Eğer ayaklarınız çok ısınıp şişiyorsa onları saatlerce sıcak suda bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayın. Bilekleriniz ve ayaklarınız şişmeyecektir.<br />
27. Kurabiyeleri sıcakken tepsiden çıkarırsanız tepsiye yapışmaz. Ancak sıcakken çıkartamadıysanız soğuduktan sonra 1-2 dakika tekrar ısıtıp çıkartın böylece kurabiyeler parçalanmaz.<br />
28. Eğer cildiniz kuru ise bir muzu ezin, içerisine bir çay kaşığı bal veya bademyağı karıştırıp yüzünüze sürün. Birkaç dakika bekleyip ılık su ile yıkayın.<br />
29. Kuru fasulyeleri dağılmadan pişirmek istiyorsanız tuzu ve salçayı ya da domatesleri fasulyeler yarı piştikten sonra koyun.<br />
30. Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için yağın içine bir iki dal maydanoz atın.<br />
<br />
<br />
31. Ekşi elma şeker hastaları için ideal bir meyvedir. 100 gramında 58 kalori bulunur. Kan yapıcı özelliğinden ötürü doktorlar tarafından büyüme çağındaki çocuklara ve hastalara önerilir. Hazmı kolaylaştırır, böbrekleri çalıştırır.<br />
32. Maydanozdan daha fazla yararlanmak için saplarını da kullanın. Maydanoz saplarını atmayıp iyice temizledikten sonra çorbalarda kullanabilirsiniz.<br />
33. Az miktarda yağ, süt, su vs. ısıtmanız gerektiğinde tencerenizi kirletmenize gerek yok. Bir kepçe yardımı ile bu işleri hemen yapabilirsiniz.<br />
34. Pilavın tane tane ve beyaz olmasını istiyorsanız içine 3-4 damla limon suyu koyun.<br />
35. Bir büyük soğanı dörde bölün ve orta boy bir bal kavanozuna koyup iyice karıştırın, 24 saat bekletin. Şurup haline geldiğinde soğuk algınlığı olan (öksüren) kişiye sabah, akşam bir yemek kaşığı verin. Soğanın içerdiği yağlar öksürüğü kesecektir.<br />
<br />
<br />
36. Uzun zaman kullanılan konserve açacakları artık işlevini görmüyorsa, bir gece sıvı yağda bekletin pasının gittiğini ve eski haline döndüğünü göreceksiniz.<br />
37. Mısırları haşlarken daha lezzetli olması için tencereye bir çay kaşığı şeker atın. ayrıca mısır kabuklarını yıkadıktan sonra onları da koyabilirsiniz.<br />
38. Kızartma yaptıktan sonra kokmasını istemiyorsanız, bir kapta sirkeli su kaynatın.<br />
39. Patlıcanları soyduktan sonra beklettiğinizde kararmasını önlemek için, bir süre limon suyu katılmış suda bekletin. Böylece hem renginin kararmasını hem de tadının acılaşmasını engellersiniz.<br />
40. Kuru fasulyeyi haşladığınız suyu dökmeyin, soğuduktan sonra bitkilerinizi sulayın. Bu bitkileriniz için çok yararlı ve sağlıklıdır.<br />
41. Nane çayı, mide gazını geçirerek, doluluk hissini ortadan kaldırır ve aynı zamanda hazmı kolaylaştırır midenin daha çabuk boşalmasını sağlar. Nane çayını, kuru naneyi sıcak suya atıp 10 dakika demleyerek elde edebilirsiniz.<br />
42. Tavuğun üzerine limon suyu sürer ve tuz serperseniz tavuğun nar gibi kızardığını görebilirsiniz.<br />
43. En iyi yemek, dibi kalın ve düz tencerede pişer.<br />
<br />
<br />
44. Salçanın kutusunu açtıktan sonra hemen küflenmemesi için üzerine sıvı yağ dökebilirsiniz.<br />
45. Kızartma yaparken yapın patlayıp sıçramaması için, bir tutam tuz atmanız yeterlidir.<br />
46. Romatizma ağrılarınız tuttuğu zaman sabahları kuru üzümün suyunu çıkarın ve bir bardak için. Çünkü üzüm suyu romatizmaya karşı doğal ilaçtır.<br />
47. Teflon tavalardaki lekeleri çıkarmak için, bir bardak suya 2 çorba kaşığı karbonat ve yarım su bardağı sirke karıştırın. Tavanın içinde bu suyu 10 dakika kaynatın.<br />
48. Paslanmaz çelik tencereniz matlaşırsa, biraz sirkeyi ateşe koyup ısıtın. Sonra yumuşak bir bezi ılık sirkeye batırarak iyice ovun. Sonra iyice durulayın.<br />
49. Yemeğe fazla tuz attıysanız tencerenin içine birkaç parça çiğ patates kabuğu atın, fazla tuzu çektiğini göreceksiniz.<br />
50. Etlerin daha lezzetli olması için bir kahve fincanı süt, bir kahve fincan zeytinyağı ve bir kahve fincanı soğan suyu karışımı ile ovun. 12 saat kadar buzdolabında bekletin.<br />
51. Buzdolabınızdaki kokuları gidermenin en iyi yolu bir kaba biraz süt koyup dolabın bir köşesine yerleştirmektir.<br />
52. Kalamarı kızartmadan önce süte batırırsanız daha yumuşak olur.<br />
53. Keki fırından çıktıktan sonra 15 dakika ıslak bir bez üzerinde bekletirseniz, bıçağı kekin çevresinde şöyle bir dolaştırdıktan sonra kalıbından kolayca çıkarabilirisiniz. Ancak kek hamurunu kalıba dökmeden önce kalıbı yağlamayı da unutmayın.<br />
54. Dondurulmuş gıdaları çözerken çabuk çözülsün diye sıcak bir ortama koymayın, bakteri ve mikrop üremesine neden olursunuz. en iyisi buzdolabının en alt rafına koyup ağır ağır çözdürmek.<br />
55. Bayat ekmekleri kare kare kesip kızarttıktan sonra kapaklı bir kavanoza koyup buzdolabında çorbalarınızda kullanmak üzere saklayabilirsiniz veya robotta öğütüp galeta unu niyetine de kullanabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
56. Yoğurtlu çorbaya tuzu çorba piştikten sonra atın, yoksa yoğurt kesilir.<br />
57. Mikro dalga fırınlar zannedildiği gibi zararlı değildir aksine yemeklere zarar vermez. Yiyeceklerin vitamin değerlerini daha çok muhafaza eder. Yemekleri gereğinden çok ısıtıp bekletmek yüzünden oluşan bakterileri de engellemiş olur.<br />
58. Sebzeli güveç yaparken vitamin değerlerinin düşmemesi ve lezzetlerinin bozulmaması için sebzeleri çiğ olarak koyun.<br />
59. Yoğun tempo yüzünden kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız bol bol taze hurma yiyin.<br />
60. Meyvelerin arasına herhangi bir tür yapraklardan yerleştirirseniz meyveler uzun süre taze kalır.<br />
61. Hazırladığınız beşamel sosun ateşten alınmasına yakın içine çekilmiş ceviz , adaçayı yada nane atarsanız hoş lezzetler elde edersiniz.<br />
62. Toprak çömlek ve tencereler yeni alındıklarında küçük çatlaklar sebebiyle kırılma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Bunun için kullanmadan önce 3/4'ünü sirkeli sıcak suyla doldurun 24 saat bekletin ve soğuk suyla yıkayın.<br />
63. Portakalları sıkmadan önce bir süre soğuk suda bekletirseniz daha fazla su verirler.<br />
64. Bir elmanın kabuğunu lahananın pişme suyuna katarsanız hem hazmı kolay olur hem de koku çabuk yok olur.<br />
65. Mart ayının ilk günlerinde bahçenizdeki gülün kökünün yanına yaklaşık 5 cm derinliğine bir diş sarmısak gömerseniz gülü yaz boyunca zararlı böceklerden korursunuz.<br />
66. Şömine yada barbekü küllerini bahçenizde gübre olarak kullanabilirsiniz, üstelik bu çok faydalı.<br />
67. Peynir kesmeden önce bıçağı soğuk suya tutarsanız hem peyniri daha kolay kesersiniz hem de bıçağınız daha kolay temizlenir.<br />
68. Balık kızartma yağının içine kırmızı biber serperseniz bu balığa değişik bir lezzet verir ve ayrıca balığın rengi çok güzel ve parlak olur.<br />
69. Patatesleri soymadan önce 10 dakika kadar sıcak suya koyar sonra soyarsanız zorlanmadığınızı göreceksiniz.<br />
70. Meyve salatası yaptığınızda eğer servis için daha vakit varsa meyvelerin kararmaması için üzerlerine limon dilimleri koyun. servis ederken dilimleri alabilirsiniz.<br />
71. Tereyağı donduysa sıcak bir kaba koyarsanız yumuşar]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sağlıklı Süt İçmek Herkesin Hakkı]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1115</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 21:58:12 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1115</guid>
			<description><![CDATA[Her bakımdan tam bir gıda olan süt içmeyi alışkanlık hâline getirmek<br />
lâzımdır. Batıda bu işe çok önem verilmektedir. Sütün, doğal özelliklerini<br />
ve besin değerini kaybetmeden, sağlıklı bir şekilde tüketiciye sunulması<br />
için Pastörizasyon veya Ultra Pastörizasyon işlemlerinden geçmesi ve<br />
sağlıklı bir şekilde ambalajlanması gerekir.<br />
Pastörize Süt: Sütün 720C-750C de, 15-20 saniye ısıtıldıktan sonra, hemen<br />
50C ye kadar soğutulması işlemidir. Pastörizasyon işlemi ile insan sağlığına<br />
zararlı bakteriler yok edilir. Pastörize sütlerin özellikleri:<br />
1- ıçinde katkı maddesi bulunmaz,<br />
2- Cam şişelerde günlük satılır,<br />
3- Besin değerini 2-3 gün korur.<br />
Ultra Pastörize Süt: Sütün, 1350C de, 2-6 saniye ısıtılarak, hemen 200C ye<br />
kadar soğutulması işlemidir. Ultra Pastörizasyon işlemi ile, hem insan<br />
sağlığına zararlı bakteriler, hem de sütün bozulmasına sebep olan bakteriler<br />
yok edilir. Evde kaynatıldığında besin değerini kaybeden süt, bu yollarla<br />
besin değerini kaybetmeden sağlıklı bir şekilde müşteriye sunulur. Bunların<br />
özellikleri:<br />
1-ıçinde katkı maddesi bulunmaz,<br />
2-Aseptik karton kutularda satılır,<br />
3-Özelliklerini ve besin değerini, açılmadıkça en az 4 ay korur,<br />
4-Oda ısısında muhafaza edilebilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Her bakımdan tam bir gıda olan süt içmeyi alışkanlık hâline getirmek<br />
lâzımdır. Batıda bu işe çok önem verilmektedir. Sütün, doğal özelliklerini<br />
ve besin değerini kaybetmeden, sağlıklı bir şekilde tüketiciye sunulması<br />
için Pastörizasyon veya Ultra Pastörizasyon işlemlerinden geçmesi ve<br />
sağlıklı bir şekilde ambalajlanması gerekir.<br />
Pastörize Süt: Sütün 720C-750C de, 15-20 saniye ısıtıldıktan sonra, hemen<br />
50C ye kadar soğutulması işlemidir. Pastörizasyon işlemi ile insan sağlığına<br />
zararlı bakteriler yok edilir. Pastörize sütlerin özellikleri:<br />
1- ıçinde katkı maddesi bulunmaz,<br />
2- Cam şişelerde günlük satılır,<br />
3- Besin değerini 2-3 gün korur.<br />
Ultra Pastörize Süt: Sütün, 1350C de, 2-6 saniye ısıtılarak, hemen 200C ye<br />
kadar soğutulması işlemidir. Ultra Pastörizasyon işlemi ile, hem insan<br />
sağlığına zararlı bakteriler, hem de sütün bozulmasına sebep olan bakteriler<br />
yok edilir. Evde kaynatıldığında besin değerini kaybeden süt, bu yollarla<br />
besin değerini kaybetmeden sağlıklı bir şekilde müşteriye sunulur. Bunların<br />
özellikleri:<br />
1-ıçinde katkı maddesi bulunmaz,<br />
2-Aseptik karton kutularda satılır,<br />
3-Özelliklerini ve besin değerini, açılmadıkça en az 4 ay korur,<br />
4-Oda ısısında muhafaza edilebilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fındık yağı tercih edilmeli]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1114</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 21:57:51 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1114</guid>
			<description><![CDATA[İngiltere Lincoln Üniversitesi Gıda ve Biyokimya Bölümü öğretim görevlisi ve Fındık Araştırma Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Celalettin Alaşalvar, fındık yağının, piyasada bulunan diğer yağlardan daha kaliteli olduğunu savundu. Doç. Alaşalvar, tombul fındığın içinde bulunan Oleic asit, E vitamini ve kalsiyumun insan sağlığına son derece faydalı olduğunu da bildirdi. Giresun Meslek Yüksek Okulu (MYO) Fındık Eksperliği Bölümü öğrencilerine konferans veren Doç. Dr. Celalettin Alaşalvar, yaptıkları araştırmalar sonucunda, en kaliteli fındığın, Giresun'a has tombul fındığın olduğunun ortaya çıktığını kaydetti. Tombul fındığın içinde bulunan Oleic asit, E vitamini ve kalsiyumun insan sağlığına son derece faydalı olduğunu söyleyen Doç. Alaşalvar, "Giresun tombul fındığının yüzde 80'i yağdan oluşuyor. Diğer fındık çeşitlerine göre yağ bakımından daha fazla. Yıllardır zeytin yağının en kaliteli yağ olduğu söyleniyor. Ancak, yaptığımız araştırmalar, fındık yağının en kalitelisi olduğunu ortaya çıkardı" dedi. Fındık yağının damarlarda tıkanmalar yapmadığını, zeytin yağı veya diğer katı yağların ise damar tıkanıklıklarına sebep olduğunu öne süren Doç. Dr. Celalettin Alaşalvar, "Günde yenilen 50 gram fındık, 1 adet yumurta veya 1 bardak süte eşdeğer vitamine sahiptir. Ayrıca fındık, kalp ve damar rahatsızlarını, tümör ve ur gelişimini, prostat kanserini ve diğer kanserleri önlüyor" diye konuştu. Alaşalvar ayrıca, olgunlaşma dönemi, işlenme, iyi depolama ve hava sıcaklığının da fındığın kalitesini arttıran sebepler olduğunu belirtti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İngiltere Lincoln Üniversitesi Gıda ve Biyokimya Bölümü öğretim görevlisi ve Fındık Araştırma Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Celalettin Alaşalvar, fındık yağının, piyasada bulunan diğer yağlardan daha kaliteli olduğunu savundu. Doç. Alaşalvar, tombul fındığın içinde bulunan Oleic asit, E vitamini ve kalsiyumun insan sağlığına son derece faydalı olduğunu da bildirdi. Giresun Meslek Yüksek Okulu (MYO) Fındık Eksperliği Bölümü öğrencilerine konferans veren Doç. Dr. Celalettin Alaşalvar, yaptıkları araştırmalar sonucunda, en kaliteli fındığın, Giresun'a has tombul fındığın olduğunun ortaya çıktığını kaydetti. Tombul fındığın içinde bulunan Oleic asit, E vitamini ve kalsiyumun insan sağlığına son derece faydalı olduğunu söyleyen Doç. Alaşalvar, "Giresun tombul fındığının yüzde 80'i yağdan oluşuyor. Diğer fındık çeşitlerine göre yağ bakımından daha fazla. Yıllardır zeytin yağının en kaliteli yağ olduğu söyleniyor. Ancak, yaptığımız araştırmalar, fındık yağının en kalitelisi olduğunu ortaya çıkardı" dedi. Fındık yağının damarlarda tıkanmalar yapmadığını, zeytin yağı veya diğer katı yağların ise damar tıkanıklıklarına sebep olduğunu öne süren Doç. Dr. Celalettin Alaşalvar, "Günde yenilen 50 gram fındık, 1 adet yumurta veya 1 bardak süte eşdeğer vitamine sahiptir. Ayrıca fındık, kalp ve damar rahatsızlarını, tümör ve ur gelişimini, prostat kanserini ve diğer kanserleri önlüyor" diye konuştu. Alaşalvar ayrıca, olgunlaşma dönemi, işlenme, iyi depolama ve hava sıcaklığının da fındığın kalitesini arttıran sebepler olduğunu belirtti.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[yemek yeme kuralları]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1113</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 21:57:25 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1113</guid>
			<description><![CDATA[1.Ekmek koparmak istediğinizde çatal ve bıçağı tabağın ön kenar ortasında birleşik yada (A) harfi şeklinde koyulur, bu yemek devam ediyor anlamındadır.<br />
2.Yemeğin bittiğini belirtmek için, çatalın uçları tabağa dönük olarak solda, bıçakta sağda olarak tabağın ortasına koyulur. Yada yine çatal solda bıçak sağda olarak yan yana tabağın ortasına sapları sağa hafif meyilli olarak koyulur.<br />
3.Kaşık ve bıçak daima sağ elle tutulur. Sadece makarna yerken kaşık sol ele geçer.<br />
4.Bıçaksız yenecek bir yemekte çatal sağ elle tutulur.<br />
5.Yemek esnasında, içki içmek, ekmek almak yada sohbet için ara verildiğinde çatal ve bıçak tabağa köprü gibi dayanmamalıdır.<br />
6.Peçetenin tamamı açılmaz, kalça hizasından dizlere koyulur. Peçetenin boyuna asılması yada tabağın altından sarkıtılması doğru değildir.<br />
7.Yemek esnasında bir aksilik olursa ev sahibinin emekleri ve uğraşı göz önünde bulundurularak, huzursuz etmemek için kimseye farkettirmeden halledilmelidir.<br />
8.Eskiden olduğu gibi yemeğin bir kısmının tabakta bırakılması artık geçersizdir.<br />
9.Yiyebileceğiniz kadar yemek alın. Hastalık yada alerji haricinde ev hanımın emeklerine hürmeten her yemekten az da olsa tatmak gereklidir.<br />
10.Sofrada beğendiğiniz bir yemekten arttığınıza eminseniz ikinci kez isteyebilirsiniz, ancak emin değilseniz istemeyin yoksa evin hanımını zor durumda bırakırsınız.<br />
11.Masada kılçıklar ve kemikler için bir tabak bulunmuyorsa tabağın kenarında bırakılırlar.<br />
12.Ekmekler elle yenilirken, sandviçler çatal ve bıçakla yenir.<br />
13.Kanepeler ve küçük sıcak mezeler elle yada üzerine kürdan batırılmışsa kürdanla yenir.<br />
14.Tereyağı, reçel, bal gibi şeyler kaplara konmuş olarak servis edildiğinde tabağınıza yiyeceğiniz kadar alın ve lokmalara koparılmış ekmek yada tostun üzerine sürerek yenir.<br />
15.Rafadan yumurtaları ucundan kırıp, çay kaşığı ile yenir.<br />
16.İri sosisler çatal ve bıçak ile kabuğu soyulduktan sonra yenir.<br />
17.İstridye özel çatal üzerine limon sıkılarak yenir.<br />
18.Kuşkonmaz resmi davetlerde küçük peçetelerle kalın tarafından tutularak dibine yaklaşık 4 cm mesafeye kadar yenir.<br />
19.Alafranga haşlanmış enginar yaprakları bire birer koparılıp sosa batırılarak yenir.<br />
20.Yeşil salata bıçak kullanılmadan çatalla yenir. Sadece dilimleri büyükse bıçak kullanılır.<br />
21.Spagetti cinsi makarnalar çatalla yada kaşığın içinde çatala sarılarak yenir.<br />
22.Pilav çatalla yenir.<br />
23.Çay, kahve, kakao vs. içildiğinde kaşık fincanda değil tabakta bırakılmalıdır.<br />
24.Elma armut vb. meyveler bıçakla dörde bölündükten sonra çatala batırıp bıçakla soyularak yenir. evli çiftler arasında bu meyveler yarı yarıya paylaşılır.<br />
25.Çilek saplı verilirse elle, sapsız krem şanti ile verilirse kaşıkla yenir.<br />
26.Et suyu fincanla verilse bile kaşıkla içilir.<br />
27.Evin hanımı yemeğe başlamadan, yemeklerin tadına bile bakılmaz.<br />
28.Çatal-bıçak eksikse veya yere düşmüşse evin hanımından sessizce istenir.<br />
29.Evin hanımı sofradan kalktığında yemek bitmiş demektir. Peçete toplanıp tabağın kenarına konur ve masadan kalkılır.<br />
30.Onur konuğu davetten ilk ayrılacak kişidir. Yemek sırasında ev sahibinin sağında oturmuşsanız onur konuğu sizsiniz demektir.<br />
31.Davet edildiğiniz yemeğe yemekle karşılık vermeyecekseniz, çiçek veya çikolata vb. hediye göndermeniz yada götürmeniz gereklidir. Davetli bekar bir erkekse bu hediyelere mecburdur ancak bekar bir bayansa mecbur değildir.<br />
32.Yemeğin ertesi günü ev sahibine teşekkür için telefon açılmalıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1.Ekmek koparmak istediğinizde çatal ve bıçağı tabağın ön kenar ortasında birleşik yada (A) harfi şeklinde koyulur, bu yemek devam ediyor anlamındadır.<br />
2.Yemeğin bittiğini belirtmek için, çatalın uçları tabağa dönük olarak solda, bıçakta sağda olarak tabağın ortasına koyulur. Yada yine çatal solda bıçak sağda olarak yan yana tabağın ortasına sapları sağa hafif meyilli olarak koyulur.<br />
3.Kaşık ve bıçak daima sağ elle tutulur. Sadece makarna yerken kaşık sol ele geçer.<br />
4.Bıçaksız yenecek bir yemekte çatal sağ elle tutulur.<br />
5.Yemek esnasında, içki içmek, ekmek almak yada sohbet için ara verildiğinde çatal ve bıçak tabağa köprü gibi dayanmamalıdır.<br />
6.Peçetenin tamamı açılmaz, kalça hizasından dizlere koyulur. Peçetenin boyuna asılması yada tabağın altından sarkıtılması doğru değildir.<br />
7.Yemek esnasında bir aksilik olursa ev sahibinin emekleri ve uğraşı göz önünde bulundurularak, huzursuz etmemek için kimseye farkettirmeden halledilmelidir.<br />
8.Eskiden olduğu gibi yemeğin bir kısmının tabakta bırakılması artık geçersizdir.<br />
9.Yiyebileceğiniz kadar yemek alın. Hastalık yada alerji haricinde ev hanımın emeklerine hürmeten her yemekten az da olsa tatmak gereklidir.<br />
10.Sofrada beğendiğiniz bir yemekten arttığınıza eminseniz ikinci kez isteyebilirsiniz, ancak emin değilseniz istemeyin yoksa evin hanımını zor durumda bırakırsınız.<br />
11.Masada kılçıklar ve kemikler için bir tabak bulunmuyorsa tabağın kenarında bırakılırlar.<br />
12.Ekmekler elle yenilirken, sandviçler çatal ve bıçakla yenir.<br />
13.Kanepeler ve küçük sıcak mezeler elle yada üzerine kürdan batırılmışsa kürdanla yenir.<br />
14.Tereyağı, reçel, bal gibi şeyler kaplara konmuş olarak servis edildiğinde tabağınıza yiyeceğiniz kadar alın ve lokmalara koparılmış ekmek yada tostun üzerine sürerek yenir.<br />
15.Rafadan yumurtaları ucundan kırıp, çay kaşığı ile yenir.<br />
16.İri sosisler çatal ve bıçak ile kabuğu soyulduktan sonra yenir.<br />
17.İstridye özel çatal üzerine limon sıkılarak yenir.<br />
18.Kuşkonmaz resmi davetlerde küçük peçetelerle kalın tarafından tutularak dibine yaklaşık 4 cm mesafeye kadar yenir.<br />
19.Alafranga haşlanmış enginar yaprakları bire birer koparılıp sosa batırılarak yenir.<br />
20.Yeşil salata bıçak kullanılmadan çatalla yenir. Sadece dilimleri büyükse bıçak kullanılır.<br />
21.Spagetti cinsi makarnalar çatalla yada kaşığın içinde çatala sarılarak yenir.<br />
22.Pilav çatalla yenir.<br />
23.Çay, kahve, kakao vs. içildiğinde kaşık fincanda değil tabakta bırakılmalıdır.<br />
24.Elma armut vb. meyveler bıçakla dörde bölündükten sonra çatala batırıp bıçakla soyularak yenir. evli çiftler arasında bu meyveler yarı yarıya paylaşılır.<br />
25.Çilek saplı verilirse elle, sapsız krem şanti ile verilirse kaşıkla yenir.<br />
26.Et suyu fincanla verilse bile kaşıkla içilir.<br />
27.Evin hanımı yemeğe başlamadan, yemeklerin tadına bile bakılmaz.<br />
28.Çatal-bıçak eksikse veya yere düşmüşse evin hanımından sessizce istenir.<br />
29.Evin hanımı sofradan kalktığında yemek bitmiş demektir. Peçete toplanıp tabağın kenarına konur ve masadan kalkılır.<br />
30.Onur konuğu davetten ilk ayrılacak kişidir. Yemek sırasında ev sahibinin sağında oturmuşsanız onur konuğu sizsiniz demektir.<br />
31.Davet edildiğiniz yemeğe yemekle karşılık vermeyecekseniz, çiçek veya çikolata vb. hediye göndermeniz yada götürmeniz gereklidir. Davetli bekar bir erkekse bu hediyelere mecburdur ancak bekar bir bayansa mecbur değildir.<br />
32.Yemeğin ertesi günü ev sahibine teşekkür için telefon açılmalıdır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mutfak Sözlüğü]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1112</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 21:57:07 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1112</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Alaca soymak : Kabuklu meyve veya sebzelerde kabuğun birer parmak arayla uzunlamasına soyulmasına denir.<br />
<br />
Aperatif : Yemekten önce iştah açıcı olarak alınan içki veya yiyeceklerdir.<br />
<br />
Aroma : Meyvelerdeki hoş kokuya denir. Tatlı ve pastalarda güzel koku vermek amacıyla portakal, limon kabuğu rendesi veya vanilya kullanılır.<br />
<br />
Bağlamak : Çorba ve yahni gibi sulu yiyecekleri koyulaştırmaya denir. Günümüzde daha çok nişasta ve krema en iyi iki bağlayıcı olarak kabul edilir.<br />
<br />
Barsama : Güzel kokulu, yaprakları yemeklere konan nane ve yaban kekiğinin ortak adı.<br />
<br />
Benmari : Bir tencere yarıya kadar sıcak su ile doldurularak ağır ateş üzerine oturtulur. Bu tencerenin içine daha küçük bir kap tabanı ve kenarları sıcak su ile temas edecek şekilde yerleştirilir. Yiyecekler bu ikinci kabın içine konularak pişirilir.<br />
<br />
Boca Etmek : Bir kerede hepsini dökmek.<br />
<br />
Buket Garni : Birbirine bağlanmış defne yaprağı, maydonoz, kekik.<br />
<br />
<br />
Çentmek : Sebze yada meyvaları bıçakla dikine her yönde kesikler yaparak minik minik doğramak.<br />
<br />
Çeşni : Yemeklerde farklı tatlar elde etmek için kullanılan çeşitli baharatlara denir.<br />
<br />
Demlemek : Pişen yiyecekleri ateşten indirerek kapaklarını kapalı tutup kendi buharlarında dinlemeye bırakılması.<br />
<br />
Fiske : Baş parmağıyla işaret parmağı arasında kalan miktardır.<br />
<br />
Flambe : İkram sırasında hazırlanıp sunulan alevli yemek veya tatlılara verilen addır.<br />
<br />
Fondan : Şekerleme haline gelmiş beyaz krema.<br />
<br />
Füme : Kurutarak saklama yöntemlerinden biri. Et, balık gibi gıdaların ateş dumanında kurutulması.<br />
<br />
Gato : Pastaların pandispanyasına verilen addır.<br />
<br />
Göz göz olmak : Muhallebi, pilav gibi yemeklerin suyunu çektikten sonra üzerinde oluşan küçük oyuklara denir.<br />
<br />
Gratine Etmek : Genellikle gratine edilecek yemeğin üzerindeki sosa rendelenmiş peynir serpilerek fırın ızgarasında kızartılması işlemidir.<br />
<br />
Harç : Kullanılan Gereçlerin doğranarak karıştırılması.<br />
<br />
Islatmak : Zor pişen kuru baklagillerin pişirme sürelerini kısaltmak için önceden su içinde bekletilmesi.<br />
<br />
Jelatin : Toz yada tabaka halinde satılan bir kıvam verici.<br />
<br />
Karanfilli Soğan :Kabukları soyulmuş soğana 2-3 diş karanfil saplanarak bazı yemeklerin haşlaması sırasında kullanılır.<br />
<br />
Kef : Kaynatılan yemeğin üzerinde istenmeyen kısımların oluşturduğu köpük.<br />
<br />
Konkase Domates : Kaynayan suya atılan domatesler kabukları çatlamaya başlayınca çıkarılır, soğuk suya atılır böylece kolayca kabukları soyulur. Domatesler ikiye kesilip çekirdekleri çıkarılır ve tavla zarı büyüklüğünde doğranır.<br />
<br />
Közlemek : Izgara veya kömür ateşinde sebzelerin kabuklarıyla pişirilmesi.<br />
<br />
Krim : Taze, dinlenmiş sütün üzerinde biriken yağlı kısım.<br />
<br />
Kuzu Gömleği : Kuzunun karın kısmındaki iç organlarını göğüs kafesindeki organlardan ayıran zar kısmı.<br />
<br />
Labne : Hiç tuzu olmayan yumuşak krem peynir. Daha çok tatlılarda ve pastacılıkta kullanılır.<br />
<br />
Lapa : Taneli gıdaların genellikle pirinç suyuyla kaynatılarak bulamaç haline getirilmiş şekli.<br />
<br />
Marinat : Et yemeklerine lezzet katmak veya yumuşamalarını sağlamak için taze ot ve baharatlardan hazırlanan sıvılar.<br />
<br />
Meyane (Beyaz): Eşit miktarlada un ve yağ kullanılarak hazırlanır. Yağ eridikten sonra unu ilave edip tahta bir kaşıkla karıştırarak ağır ateşte pişirilir.<br />
<br />
Meyane (Kahverengi) : Bu meyane de aynı biçimde yapılır. Ancak daha uzun süre pişirilerek meyanenin açık kahverengi bir renk alması sağlanır.<br />
<br />
Nektarin : Şeftali ağıcına erik aşılanarak elde edilen şeftali tadında tüysüz meyve.<br />
<br />
Özemek : Birkaç şeyi birbirine karıştırıp iyice çırparak yoğunlaşmasını sağlamak.<br />
<br />
Pastörize : Besinlerin özel cihazlarda 65 derece kadar ısıtılarak birdenbire soğutulmasıyla, içindeki mikropların öldürülmesi işlemi.<br />
<br />
Pembeleştirmek : Yağda kavurarak rengin dönmesini sağlamak.<br />
<br />
Plaki : Bol sarımsak, soğan, domates ve zeytinyağı ile pişirilen yemek türü.<br />
<br />
Poşe Etmek : Yiyeceğin kaynama noktasının altındaki sıcaklıkta pişirilmesidir. Kullanılacak sıvı bir taşım kaynadıktan sonra altı kısılarak kaynaması durdurulur.<br />
<br />
Silkme : Çeşitli sebzeler ve etle pişirilen bir tür sıcak yemek.<br />
<br />
Soğan (Piyaz) : Kabukları soyulan soğan ikiye kesilir. Kesilmiş yüzü altta kalacak şekilde kesme tahtasına konur. Birbirine paralel çok ince dilimler halinde kesilir..<br />
<br />
Sote Etmek : Eşit parçalara ayrılmış sebze veya etin sürekli karıştırılarak kahverengileşinceye kadar pişirilmeleri.<br />
<br />
Tavuk Ütüleme : Tavuğun tüylü kısımlarının aleve tutularak tüylerinin yakılarak yok edilmesi.<br />
<br />
Terbiye Etmek : Hazırlanan karışımda bir süre bekletilerek yumuşaklık ve lezzet kazandırmak; veya yemeklerin suyuna un, yumurta, limon gibi Gereçleri ekleyerek koyulaşmasını sağlamak.<br />
<br />
Tuzlama : Yiyeceklerin bir süre bozulmadan saklanmasına yarayan yöntem ve bu yolla hazırlanan yiyecek.<br />
<br />
Yedirmek : Bir sıvının kendisinden daha yoğun kıvamda olan bir maddeye eklenerek karışımının sağlanması.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Alaca soymak : Kabuklu meyve veya sebzelerde kabuğun birer parmak arayla uzunlamasına soyulmasına denir.<br />
<br />
Aperatif : Yemekten önce iştah açıcı olarak alınan içki veya yiyeceklerdir.<br />
<br />
Aroma : Meyvelerdeki hoş kokuya denir. Tatlı ve pastalarda güzel koku vermek amacıyla portakal, limon kabuğu rendesi veya vanilya kullanılır.<br />
<br />
Bağlamak : Çorba ve yahni gibi sulu yiyecekleri koyulaştırmaya denir. Günümüzde daha çok nişasta ve krema en iyi iki bağlayıcı olarak kabul edilir.<br />
<br />
Barsama : Güzel kokulu, yaprakları yemeklere konan nane ve yaban kekiğinin ortak adı.<br />
<br />
Benmari : Bir tencere yarıya kadar sıcak su ile doldurularak ağır ateş üzerine oturtulur. Bu tencerenin içine daha küçük bir kap tabanı ve kenarları sıcak su ile temas edecek şekilde yerleştirilir. Yiyecekler bu ikinci kabın içine konularak pişirilir.<br />
<br />
Boca Etmek : Bir kerede hepsini dökmek.<br />
<br />
Buket Garni : Birbirine bağlanmış defne yaprağı, maydonoz, kekik.<br />
<br />
<br />
Çentmek : Sebze yada meyvaları bıçakla dikine her yönde kesikler yaparak minik minik doğramak.<br />
<br />
Çeşni : Yemeklerde farklı tatlar elde etmek için kullanılan çeşitli baharatlara denir.<br />
<br />
Demlemek : Pişen yiyecekleri ateşten indirerek kapaklarını kapalı tutup kendi buharlarında dinlemeye bırakılması.<br />
<br />
Fiske : Baş parmağıyla işaret parmağı arasında kalan miktardır.<br />
<br />
Flambe : İkram sırasında hazırlanıp sunulan alevli yemek veya tatlılara verilen addır.<br />
<br />
Fondan : Şekerleme haline gelmiş beyaz krema.<br />
<br />
Füme : Kurutarak saklama yöntemlerinden biri. Et, balık gibi gıdaların ateş dumanında kurutulması.<br />
<br />
Gato : Pastaların pandispanyasına verilen addır.<br />
<br />
Göz göz olmak : Muhallebi, pilav gibi yemeklerin suyunu çektikten sonra üzerinde oluşan küçük oyuklara denir.<br />
<br />
Gratine Etmek : Genellikle gratine edilecek yemeğin üzerindeki sosa rendelenmiş peynir serpilerek fırın ızgarasında kızartılması işlemidir.<br />
<br />
Harç : Kullanılan Gereçlerin doğranarak karıştırılması.<br />
<br />
Islatmak : Zor pişen kuru baklagillerin pişirme sürelerini kısaltmak için önceden su içinde bekletilmesi.<br />
<br />
Jelatin : Toz yada tabaka halinde satılan bir kıvam verici.<br />
<br />
Karanfilli Soğan :Kabukları soyulmuş soğana 2-3 diş karanfil saplanarak bazı yemeklerin haşlaması sırasında kullanılır.<br />
<br />
Kef : Kaynatılan yemeğin üzerinde istenmeyen kısımların oluşturduğu köpük.<br />
<br />
Konkase Domates : Kaynayan suya atılan domatesler kabukları çatlamaya başlayınca çıkarılır, soğuk suya atılır böylece kolayca kabukları soyulur. Domatesler ikiye kesilip çekirdekleri çıkarılır ve tavla zarı büyüklüğünde doğranır.<br />
<br />
Közlemek : Izgara veya kömür ateşinde sebzelerin kabuklarıyla pişirilmesi.<br />
<br />
Krim : Taze, dinlenmiş sütün üzerinde biriken yağlı kısım.<br />
<br />
Kuzu Gömleği : Kuzunun karın kısmındaki iç organlarını göğüs kafesindeki organlardan ayıran zar kısmı.<br />
<br />
Labne : Hiç tuzu olmayan yumuşak krem peynir. Daha çok tatlılarda ve pastacılıkta kullanılır.<br />
<br />
Lapa : Taneli gıdaların genellikle pirinç suyuyla kaynatılarak bulamaç haline getirilmiş şekli.<br />
<br />
Marinat : Et yemeklerine lezzet katmak veya yumuşamalarını sağlamak için taze ot ve baharatlardan hazırlanan sıvılar.<br />
<br />
Meyane (Beyaz): Eşit miktarlada un ve yağ kullanılarak hazırlanır. Yağ eridikten sonra unu ilave edip tahta bir kaşıkla karıştırarak ağır ateşte pişirilir.<br />
<br />
Meyane (Kahverengi) : Bu meyane de aynı biçimde yapılır. Ancak daha uzun süre pişirilerek meyanenin açık kahverengi bir renk alması sağlanır.<br />
<br />
Nektarin : Şeftali ağıcına erik aşılanarak elde edilen şeftali tadında tüysüz meyve.<br />
<br />
Özemek : Birkaç şeyi birbirine karıştırıp iyice çırparak yoğunlaşmasını sağlamak.<br />
<br />
Pastörize : Besinlerin özel cihazlarda 65 derece kadar ısıtılarak birdenbire soğutulmasıyla, içindeki mikropların öldürülmesi işlemi.<br />
<br />
Pembeleştirmek : Yağda kavurarak rengin dönmesini sağlamak.<br />
<br />
Plaki : Bol sarımsak, soğan, domates ve zeytinyağı ile pişirilen yemek türü.<br />
<br />
Poşe Etmek : Yiyeceğin kaynama noktasının altındaki sıcaklıkta pişirilmesidir. Kullanılacak sıvı bir taşım kaynadıktan sonra altı kısılarak kaynaması durdurulur.<br />
<br />
Silkme : Çeşitli sebzeler ve etle pişirilen bir tür sıcak yemek.<br />
<br />
Soğan (Piyaz) : Kabukları soyulan soğan ikiye kesilir. Kesilmiş yüzü altta kalacak şekilde kesme tahtasına konur. Birbirine paralel çok ince dilimler halinde kesilir..<br />
<br />
Sote Etmek : Eşit parçalara ayrılmış sebze veya etin sürekli karıştırılarak kahverengileşinceye kadar pişirilmeleri.<br />
<br />
Tavuk Ütüleme : Tavuğun tüylü kısımlarının aleve tutularak tüylerinin yakılarak yok edilmesi.<br />
<br />
Terbiye Etmek : Hazırlanan karışımda bir süre bekletilerek yumuşaklık ve lezzet kazandırmak; veya yemeklerin suyuna un, yumurta, limon gibi Gereçleri ekleyerek koyulaşmasını sağlamak.<br />
<br />
Tuzlama : Yiyeceklerin bir süre bozulmadan saklanmasına yarayan yöntem ve bu yolla hazırlanan yiyecek.<br />
<br />
Yedirmek : Bir sıvının kendisinden daha yoğun kıvamda olan bir maddeye eklenerek karışımının sağlanması.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mangal olayı]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1111</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 21:56:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1111</guid>
			<description><![CDATA[Mangalda pişirdiğiniz ete duman kokusunun ve tadının sinmemesi için, iyice yıkadığınız bir elma ya da bir parça limonun kabuğunu ateşe atın. Ateşe atacağınız birkaç sap biberiye de ete farklı tat katabilir. Ama bu tadın ve kokunun çok baskın olmaması için biberiyenin etin pişirme süresinin sonuna doğru ateşe atılması gerekir. Mangal yaparken etten akan yağlar, kor halindeki kömür parçalarının üstüne düştüğünde alevlenmeye sebep olur. Bu da eti yakar. Ama ateşi söndürmeyecek miktarda suyu elinizle ateşin üzerine serperseniz, alevler dinecektir. İster fırında olsun ister mangalda, ızgara yiyeceklerin tadı bir başka olur. Ama fırın ızgarasında pişirilen etlerin yağlarını tepsiden temizlemek de zordur. Bu işin de altından kalkabilmek için fırın tepsisine bir miktar su doldurmanız yeterli. Yağlar soğuduğunda suyun yüzünde toplanacak ve tepsinin kolay temizlenmesini sağlayacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Mangalda pişirdiğiniz ete duman kokusunun ve tadının sinmemesi için, iyice yıkadığınız bir elma ya da bir parça limonun kabuğunu ateşe atın. Ateşe atacağınız birkaç sap biberiye de ete farklı tat katabilir. Ama bu tadın ve kokunun çok baskın olmaması için biberiyenin etin pişirme süresinin sonuna doğru ateşe atılması gerekir. Mangal yaparken etten akan yağlar, kor halindeki kömür parçalarının üstüne düştüğünde alevlenmeye sebep olur. Bu da eti yakar. Ama ateşi söndürmeyecek miktarda suyu elinizle ateşin üzerine serperseniz, alevler dinecektir. İster fırında olsun ister mangalda, ızgara yiyeceklerin tadı bir başka olur. Ama fırın ızgarasında pişirilen etlerin yağlarını tepsiden temizlemek de zordur. Bu işin de altından kalkabilmek için fırın tepsisine bir miktar su doldurmanız yeterli. Yağlar soğuduğunda suyun yüzünde toplanacak ve tepsinin kolay temizlenmesini sağlayacaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[50 - 7 anahtar görevi haritalı]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1110</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 13:32:13 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1110</guid>
			<description><![CDATA[1st key Sentinel of the key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
1313,520 elmorad kalesinin yanında<br />
670,189 eslant gate<br />
1675,1007 smildonların yanı<br />
962,353 eslant gate in sağında<br />
Karus:<br />
====<br />
Recon (941.1661)<br />
GraveYard (1033.1386)<br />
Eslant Gate (1374.1847)<br />
Tyon farm (389.1174)<br />
================================================== ==============<br />
2nd Key Watcher of the key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
1631,1042 smildonların yanı<br />
1125,1805 kalluga gate<br />
954,1357 raon camp ve kalluga valleynin arasındaki kule<br />
782,665 Sheriff - Haunga<br />
Karus:<br />
====<br />
Tyon farm (389.1174)<br />
Trolls (1282.316)<br />
Lamias (801.530)<br />
Raon House (933.973)<br />
================================================== ==============<br />
3rd Key Protector of the key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
1773,1161 saber toothların yanı<br />
1110,865 dts ash skeletonların mekanının girişi<br />
1105,681 mezarlıkta nameless warriorun yanında<br />
340,1670 raiba<br />
Karus:<br />
====<br />
Linate-South (1680.611)<br />
UrukTrons (1543.332)(1585.281)<br />
Harpies (1682.1240)<br />
PumpkinFarm (1508.1598)<br />
================================================== ==============<br />
4th key Ranger of the Key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
1666,892 farmer ın yanında tyon çiftliğinde<br />
605,1230 deruvishlerin mekanı<br />
1603,539 el morad kalesinin yanında<br />
950,380 eslant gate<br />
Karus:<br />
====<br />
Bellua (386.692)<br />
Kalluga Gate (953.168)<br />
DTS (826.677)<br />
Hell Hounds (216.492)<br />
================================================== ==============<br />
5th key Patroller of the Key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
1231,549 scorpion mekanı<br />
305,1252 raiba nın içinde<br />
1606,994 smilodonların mekanındaki kulede<br />
560.825 raiba harpy mekanı<br />
Karus:<br />
====<br />
Haungas (1343.1352)<br />
Apes (307.1272)<br />
Deruvishes (1527.902)<br />
Linate (1735.833)<br />
================================================== ==============<br />
6th key Recon of the Key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
1660,1330 asga nın içinde<br />
1737,1543 goblin köyünün yanında<br />
1100.1800 kalluga valley<br />
Karus:<br />
====<br />
Linate-South (1676.603)<br />
Goblins (377.215)<br />
UrukTrons (1543.332)(1585.281)<br />
Treants (1071.336)<br />
================================================== ==============<br />
7th key Keeper of the Key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
317,1683 raiba nın yanında<br />
1592,410 el morad kalesinde teleport gate in yanında<br />
657,674 raon camp<br />
1895.710 ape mekanı<br />
Karus:<br />
====<br />
DKs (1080.992)<br />
GrayOozy farm (699.1042)<br />
Scorpions (732.1356)<br />
<br />
<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1st key Sentinel of the key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
1313,520 elmorad kalesinin yanında<br />
670,189 eslant gate<br />
1675,1007 smildonların yanı<br />
962,353 eslant gate in sağında<br />
Karus:<br />
====<br />
Recon (941.1661)<br />
GraveYard (1033.1386)<br />
Eslant Gate (1374.1847)<br />
Tyon farm (389.1174)<br />
================================================== ==============<br />
2nd Key Watcher of the key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
1631,1042 smildonların yanı<br />
1125,1805 kalluga gate<br />
954,1357 raon camp ve kalluga valleynin arasındaki kule<br />
782,665 Sheriff - Haunga<br />
Karus:<br />
====<br />
Tyon farm (389.1174)<br />
Trolls (1282.316)<br />
Lamias (801.530)<br />
Raon House (933.973)<br />
================================================== ==============<br />
3rd Key Protector of the key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
1773,1161 saber toothların yanı<br />
1110,865 dts ash skeletonların mekanının girişi<br />
1105,681 mezarlıkta nameless warriorun yanında<br />
340,1670 raiba<br />
Karus:<br />
====<br />
Linate-South (1680.611)<br />
UrukTrons (1543.332)(1585.281)<br />
Harpies (1682.1240)<br />
PumpkinFarm (1508.1598)<br />
================================================== ==============<br />
4th key Ranger of the Key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
1666,892 farmer ın yanında tyon çiftliğinde<br />
605,1230 deruvishlerin mekanı<br />
1603,539 el morad kalesinin yanında<br />
950,380 eslant gate<br />
Karus:<br />
====<br />
Bellua (386.692)<br />
Kalluga Gate (953.168)<br />
DTS (826.677)<br />
Hell Hounds (216.492)<br />
================================================== ==============<br />
5th key Patroller of the Key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
1231,549 scorpion mekanı<br />
305,1252 raiba nın içinde<br />
1606,994 smilodonların mekanındaki kulede<br />
560.825 raiba harpy mekanı<br />
Karus:<br />
====<br />
Haungas (1343.1352)<br />
Apes (307.1272)<br />
Deruvishes (1527.902)<br />
Linate (1735.833)<br />
================================================== ==============<br />
6th key Recon of the Key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
1660,1330 asga nın içinde<br />
1737,1543 goblin köyünün yanında<br />
1100.1800 kalluga valley<br />
Karus:<br />
====<br />
Linate-South (1676.603)<br />
Goblins (377.215)<br />
UrukTrons (1543.332)(1585.281)<br />
Treants (1071.336)<br />
================================================== ==============<br />
7th key Keeper of the Key<br />
Elmorad:<br />
======<br />
317,1683 raiba nın yanında<br />
1592,410 el morad kalesinde teleport gate in yanında<br />
657,674 raon camp<br />
1895.710 ape mekanı<br />
Karus:<br />
====<br />
DKs (1080.992)<br />
GrayOozy farm (699.1042)<br />
Scorpions (732.1356)<br />
<br />
<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[işte exp tablosu]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1109</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 13:31:33 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1109</guid>
			<description><![CDATA[1 - 50<br />
2 - 100<br />
3 - 190<br />
4 - 342<br />
5 - 581<br />
6 - 929<br />
7 - 1 393<br />
8 - 1 950<br />
9 - 2 535<br />
10 - 5 070<br />
11 - 6 084<br />
12 - 7 300<br />
13 - 8 760<br />
14 - 10 512<br />
15 - 12 614<br />
16 - 15 136<br />
17 - 18 163<br />
18 - 21 795<br />
19 - 26 154<br />
20 - 52 308<br />
21 - 60 154<br />
22 - 69 177<br />
23 - 79 553<br />
24 - 91 485<br />
25 - 105 207<br />
26 - 120 988<br />
27 - 139 136<br />
28 - 160 006<br />
29 - 184 006<br />
30 - 368 012<br />
31 - 404 813<br />
32 - 445 294<br />
33 - 489 823<br />
34 - 538 805<br />
35 - 808 207<br />
36 - 889 027<br />
37 - 977 929<br />
38 - 1 075 721<br />
39 - 1 183 293<br />
40 - 2 366 586<br />
41 - 2 603 244<br />
42 - 2 863 568<br />
43 - 3 149 924<br />
44 - 3 464 916<br />
45 - 5 197 374<br />
46 - 5 717 111<br />
47 - 6 288 822<br />
48 - 6 917 704<br />
49 - 7 609 474<br />
50 - 15 218 948<br />
51 - 16 740 842<br />
52 - 18 414 926<br />
53 - 20 256 418<br />
54 - 22 282 059<br />
55 - 33 423 088<br />
56 - 36 765 396<br />
57 - 40 441 935<br />
58 - 44 486 128<br />
59 - 48 934 740<br />
60 - 73 402 110<br />
61 - 132 123 798 burdan itibaren kazanılan exp ler yarıya düşüyor.(MALESEFF)<br />
62 - 145 336 177<br />
63 - 159 869 794<br />
64 - 175 856 773<br />
65 - 193 442 450<br />
66 - 212 786 695<br />
67 - 234 065 364<br />
68 - 257 471 900<br />
69 - 283 219 090<br />
70 - 311 540 999<br />
71 - 342 695 098<br />
72 - 376 964 607<br />
73 - 414 661 067<br />
74 - 456 127 173<br />
75 - 501 739 890<br />
76 - 551 913 879<br />
77 - 607 105 266<br />
78 - 667 815 792<br />
79 - 734 597 371<br />
80 - 808 057 108]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1 - 50<br />
2 - 100<br />
3 - 190<br />
4 - 342<br />
5 - 581<br />
6 - 929<br />
7 - 1 393<br />
8 - 1 950<br />
9 - 2 535<br />
10 - 5 070<br />
11 - 6 084<br />
12 - 7 300<br />
13 - 8 760<br />
14 - 10 512<br />
15 - 12 614<br />
16 - 15 136<br />
17 - 18 163<br />
18 - 21 795<br />
19 - 26 154<br />
20 - 52 308<br />
21 - 60 154<br />
22 - 69 177<br />
23 - 79 553<br />
24 - 91 485<br />
25 - 105 207<br />
26 - 120 988<br />
27 - 139 136<br />
28 - 160 006<br />
29 - 184 006<br />
30 - 368 012<br />
31 - 404 813<br />
32 - 445 294<br />
33 - 489 823<br />
34 - 538 805<br />
35 - 808 207<br />
36 - 889 027<br />
37 - 977 929<br />
38 - 1 075 721<br />
39 - 1 183 293<br />
40 - 2 366 586<br />
41 - 2 603 244<br />
42 - 2 863 568<br />
43 - 3 149 924<br />
44 - 3 464 916<br />
45 - 5 197 374<br />
46 - 5 717 111<br />
47 - 6 288 822<br />
48 - 6 917 704<br />
49 - 7 609 474<br />
50 - 15 218 948<br />
51 - 16 740 842<br />
52 - 18 414 926<br />
53 - 20 256 418<br />
54 - 22 282 059<br />
55 - 33 423 088<br />
56 - 36 765 396<br />
57 - 40 441 935<br />
58 - 44 486 128<br />
59 - 48 934 740<br />
60 - 73 402 110<br />
61 - 132 123 798 burdan itibaren kazanılan exp ler yarıya düşüyor.(MALESEFF)<br />
62 - 145 336 177<br />
63 - 159 869 794<br />
64 - 175 856 773<br />
65 - 193 442 450<br />
66 - 212 786 695<br />
67 - 234 065 364<br />
68 - 257 471 900<br />
69 - 283 219 090<br />
70 - 311 540 999<br />
71 - 342 695 098<br />
72 - 376 964 607<br />
73 - 414 661 067<br />
74 - 456 127 173<br />
75 - 501 739 890<br />
76 - 551 913 879<br />
77 - 607 105 266<br />
78 - 667 815 792<br />
79 - 734 597 371<br />
80 - 808 057 108]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[1-70 arası bütün görevler]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1108</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 13:31:02 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1108</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Demet Akalın - Dans Et [FuLL]]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1105</link>
			<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 19:57:37 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1105</guid>
			<description><![CDATA[1 Dans Et - 04:49<br />
2 Mucize - 04:44<br />
3 Bebek - 04:45<br />
4 Gururum - 05:10<br />
5 Çekilmiyor - 04:16<br />
6 Selam Söyle - 04:40<br />
7 Geç Kalmadın Mı - 04:55<br />
8 Aldatıldım - 05:11<br />
9 Gölge Etme - 03:51<br />
10 Bulamadım - 03:39<br />
11 Kına Yak - 02:57<br />
12 Mucize (Remix) - 04:43<br />
13 Dans Et (Remix) - 06:02<br />
14 İki Kelime - 01:24<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1 Dans Et - 04:49<br />
2 Mucize - 04:44<br />
3 Bebek - 04:45<br />
4 Gururum - 05:10<br />
5 Çekilmiyor - 04:16<br />
6 Selam Söyle - 04:40<br />
7 Geç Kalmadın Mı - 04:55<br />
8 Aldatıldım - 05:11<br />
9 Gölge Etme - 03:51<br />
10 Bulamadım - 03:39<br />
11 Kına Yak - 02:57<br />
12 Mucize (Remix) - 04:43<br />
13 Dans Et (Remix) - 06:02<br />
14 İki Kelime - 01:24<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[GüLben Ergen - Aşk Hiç Bitmez [FuLL]]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1104</link>
			<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 16:06:57 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1104</guid>
			<description><![CDATA[Gülben Ergen - Aşk Hiç Bitmez<br />
~~ Albüm Bilgisi ~~<br />
Boyut: 37 MB<br />
Parça Sayısı: 10<br />
<br />
<br />
1 - Ask Hic Bitmez<br />
2 - Avrupa<br />
3 - Bay Dogru<br />
4 - Güclü Kadin<br />
5 - Masal<br />
6 - Masum<br />
7 - Milat<br />
8 - Sürpriz<br />
9 - Ya Ölümsün Ya Dügün<br />
10 - Yonca Bahcesi<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Gülben Ergen - Aşk Hiç Bitmez<br />
~~ Albüm Bilgisi ~~<br />
Boyut: 37 MB<br />
Parça Sayısı: 10<br />
<br />
<br />
1 - Ask Hic Bitmez<br />
2 - Avrupa<br />
3 - Bay Dogru<br />
4 - Güclü Kadin<br />
5 - Masal<br />
6 - Masum<br />
7 - Milat<br />
8 - Sürpriz<br />
9 - Ya Ölümsün Ya Dügün<br />
10 - Yonca Bahcesi<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sony Ericsson için orjinal yazılımlar]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1103</link>
			<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 16:01:34 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1103</guid>
			<description><![CDATA[Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[The Incredible Hulk [ RIP ]]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1102</link>
			<pubDate>Fri, 25 Jul 2008 23:14:53 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1102</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Caps:<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
DOWNLOAD:<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
Rar Şifresi : Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
EMEĞE SAYGI...+REP]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Caps:<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
DOWNLOAD:<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
Rar Şifresi : Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
EMEĞE SAYGI...+REP]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[The Game 2oo8! (RIP)]]></title>
			<link>http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1101</link>
			<pubDate>Fri, 25 Jul 2008 23:14:08 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://forumsaltr.com/showthread.php?tid=1101</guid>
			<description><![CDATA[<br />
----------------------------------------------------<br />
<br />
Yükleyen : Tachashare<br />
Türü : Rip<br />
Rar Şifresi : tachashare<br />
<br />
(tachashare'deki T küçük olacak yoksa rip açmaz)<br />
<br />
-----------------------------------------------------<br />
<br />
OYUN HAKKINDA BİLGİ...<br />
<br />
Release date: May 6, 2008<br />
Genre: Action<br />
Developer: SEGA<br />
Publisher: SEGA<br />
Platform: PC<br />
Language: English<br />
Tablets: Not required <br />
<br />
Game features:<br />
* One against the army. Hero against tanks, helicopter gunships and jet fighters. But dangerous of all - zakovannye in armor superzlodei fantastic!<br />
* Zavidnye ability. Iron Man bare hands Umma helicopters and tanks down the tower, he easily rocket into the air and under the clouds vydelyvaet kulbity graceful, deftly uvorachivaetsya of homing missiles and polivaet enemies hurricane lamp.<br />
* Epicheskoe confrontation. In Iron Man's clothing you own to feel tremendous breadth of destructive war. On the boundless battlefields have enough space dozens of heavily armed soldiers and various military equipment. Roar of explosions over new wind, scripts caterpillars cut ear, but outbreaks and trassery bullets violate the idyllic landscape.<br />
* For the boundaries of cinema. Iron Man is not repeated, but supplements the content of a film. In the game you will meet new characters and would participate in the events remaining for the frame.<br />
* Freedom of choice. In an open world, you decide where to begin battle - high in the air or on land. And only choice depends on your picture of the coming battle.<br />
<br />
Installation:<br />
-- Mount the pro-irman.b6t file in the latest version of Daemon-Tools.<br />
-- Install<br />
-- Play!<br />
<br />
<br />
<br />
MİNUMUM SİSTEM GEREKSİNİMLERİ<br />
Minimum system requirements:<br />
-- OS: Windows XP or Vista<br />
-- Processor: 2.4 + GHz Intel or 2.0 + GHz AMD<br />
-- Memory: 1 GB RAM (XP); 2 GB RAM (Vista)<br />
-- Video Card: NVIDIA GeForce 6 series (6800GT or better); ATI 1300XT or better (X1550, X1600 Pro and HD2400 are below minimum system requirements)<br />
-- Hard Drive Space: 12 GB<br />
-- Sound Card: DirectX 9.0c compatible sound card and drivers<br />
<br />
Recommended system requirements:<br />
-- OS: Windows XP or Vista<br />
-- Processor: 2.6 + GHz Intel or 2.4 + GHz AMD<br />
-- Memory: 2 GB RAM<br />
-- Video Card: NVIDIA GeForce 7900 GTX or higher; ATI X1800 XL series or higher<br />
-- Hard Drive Space: 12 GB<br />
-- Sound Card: DirectX 9.0c compatible sound card and drivers - 5.1 sound card recommended<br />
<br />
EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ<br />
<br />
- RİP OLMASINA RAĞMEN VİDEOLAR,SESLER vb ŞEYLERİN KAYBOLMAMASIDIR! NORMAL RİP DEĞİLDİR<br />
<br />
Linkler<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
NOT: Oyunun Çalışması İçin Aşşağıdaki dosyayı da indirmelisiniz...!! onunda şifresi oyunun şifresi yani "tachashare"dir<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
----------------------------------------------------<br />
<br />
Yükleyen : Tachashare<br />
Türü : Rip<br />
Rar Şifresi : tachashare<br />
<br />
(tachashare'deki T küçük olacak yoksa rip açmaz)<br />
<br />
-----------------------------------------------------<br />
<br />
OYUN HAKKINDA BİLGİ...<br />
<br />
Release date: May 6, 2008<br />
Genre: Action<br />
Developer: SEGA<br />
Publisher: SEGA<br />
Platform: PC<br />
Language: English<br />
Tablets: Not required <br />
<br />
Game features:<br />
* One against the army. Hero against tanks, helicopter gunships and jet fighters. But dangerous of all - zakovannye in armor superzlodei fantastic!<br />
* Zavidnye ability. Iron Man bare hands Umma helicopters and tanks down the tower, he easily rocket into the air and under the clouds vydelyvaet kulbity graceful, deftly uvorachivaetsya of homing missiles and polivaet enemies hurricane lamp.<br />
* Epicheskoe confrontation. In Iron Man's clothing you own to feel tremendous breadth of destructive war. On the boundless battlefields have enough space dozens of heavily armed soldiers and various military equipment. Roar of explosions over new wind, scripts caterpillars cut ear, but outbreaks and trassery bullets violate the idyllic landscape.<br />
* For the boundaries of cinema. Iron Man is not repeated, but supplements the content of a film. In the game you will meet new characters and would participate in the events remaining for the frame.<br />
* Freedom of choice. In an open world, you decide where to begin battle - high in the air or on land. And only choice depends on your picture of the coming battle.<br />
<br />
Installation:<br />
-- Mount the pro-irman.b6t file in the latest version of Daemon-Tools.<br />
-- Install<br />
-- Play!<br />
<br />
<br />
<br />
MİNUMUM SİSTEM GEREKSİNİMLERİ<br />
Minimum system requirements:<br />
-- OS: Windows XP or Vista<br />
-- Processor: 2.4 + GHz Intel or 2.0 + GHz AMD<br />
-- Memory: 1 GB RAM (XP); 2 GB RAM (Vista)<br />
-- Video Card: NVIDIA GeForce 6 series (6800GT or better); ATI 1300XT or better (X1550, X1600 Pro and HD2400 are below minimum system requirements)<br />
-- Hard Drive Space: 12 GB<br />
-- Sound Card: DirectX 9.0c compatible sound card and drivers<br />
<br />
Recommended system requirements:<br />
-- OS: Windows XP or Vista<br />
-- Processor: 2.6 + GHz Intel or 2.4 + GHz AMD<br />
-- Memory: 2 GB RAM<br />
-- Video Card: NVIDIA GeForce 7900 GTX or higher; ATI X1800 XL series or higher<br />
-- Hard Drive Space: 12 GB<br />
-- Sound Card: DirectX 9.0c compatible sound card and drivers - 5.1 sound card recommended<br />
<br />
EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ<br />
<br />
- RİP OLMASINA RAĞMEN VİDEOLAR,SESLER vb ŞEYLERİN KAYBOLMAMASIDIR! NORMAL RİP DEĞİLDİR<br />
<br />
Linkler<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
<br />
<br />
NOT: Oyunun Çalışması İçin Aşşağıdaki dosyayı da indirmelisiniz...!! onunda şifresi oyunun şifresi yani "tachashare"dir<br />
<br />
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen GİRİŞ Yapın veya KAYIT Olun..<br />
<br />
]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>